29 Haziran 2011 Çarşamba

ÇANAKKALEDEYİZ...



en son atatürk ün gözetleme yerinden de gözetledik,müthiş bir yer,her yere hakim konum.hayran kaldık,bu görüntüye hepimiz...



...ve güneş batarken,dönüş yoluna girmeden son çektiğimiz resim.

Allah bu topraklarda şehit olanlara rahmet eylesin...size minnettarız...baba,oğlu,kızı ve türkiye

ÇANAKKALEDEYİZ...



"Allah'ım şehitlerimize ettiğim duaları kabul et,amin." "baba,o duayı benim için edermisin?"



kızım siperlerde koştu,durdu,hatta "burada kalalım,dönmeyelim baba" bile dedi.





siz rahat uyuyun,biz buradayız,torunlarınız burada...

babam da burada...

ÇANAKKALEDEYİZ...

biz buralardayız...cesarettepe de...





























ÇANAKKALEDEYİZ...













kimi zaman,çocukça davranıyoruz,kimi zaman hüzünleniyoruz,ama biz çanakkale deyiz.idrak ediyoruz iki kardeş,çocukça ama idrak ediyoruz bir şekilde...

















ÇANAKKALE ŞEHİTLİKLERİNDEYİZ...

binlerce şehit ismi geçiyor,binlerce avustralyalı anzak ismi geçiyor,taşlarda.bir tanesi gözüme çarpınca resmini çekme ihtiyacı duydum.belki başka şehitliklerde de vardır ama,zamanımız çok değildi ve gördüğümü resimleyeyim hiç olmazsa dedim,bu ayrıştırmacılık değil,öyle algılansın istemem."ahmet oğlu hüseyin 23 sürmene"





her yer mezarlık aslında,bastığınız yerlerin altında kimler var bilmiyorsunuz,siz yere basarken,yere basmaktan muaf sayan bir kudret varmış hissi ile dolaşıyorsunuz o topraklarda.bir vefa sergilemenin affı ile gözlüyorsunuz her yeri,her yer de sizi.ben 45 yaşında gittim,çocuklarım 7 yaşında.























ÇANAKKALE'DEYİZ...



çanakkale dahilindeyiz artık.fatih sultan mehmet'in yaptırdığı surları gezdik,çanakkale savaşından arta kalan şarapnel parçalarının ve mermi artıklarının sergilendiği yerleri gezdik.



























ÇANAKKALE'YE GİDİYORUZ...



yolları aşıyoruz,gidiyoruz,gidiyoruz,hem sohbet ediyoruz,hem resim çekiyoruz,gittiğimiz yolları bazen ben,bazen,kızım,bazen oğlum belgeliyoruz.



























ÇANAKKALE'YE GİDİYORUZ...

evet,çanakkale ye gidiyoruz.önce sabahleyin kahvaltı yapıyoruz.kızım,oğlum ve ben.o orada sohbet ediyoruz.ben "ben de çanakkale ye ilk kez gidiyorum,sizin sayenizde diyorum" kızım da "niye sen daha önce gitmedin baba?"diye soruyor.hemen oğlum atlıyor "o nun babası yoktu,o yüzden o nu götüremedi!,iyi ki bizim babamız var !"diyor ve benim gözlerim doluyor.evet,çocuklarım iyi ki babanız var,iyi ki sizler varsınız !





14 Haziran 2011 Salı

Erdoğan'ın muhtaç olmadığı bir yazı...




Seçim bitti. Vatana, millete hayırlı olsun. Birilerine geçmiş, herkese gelecek olsun.


Erdoğan, bir balkon konuşması daha yaptı,”bu son seçimim dememiş olsa o balkondan daha çok konuşmalar yapacağı(ömrü yeterse)aşikâr”. Toplumu kucaklayıcı söyleminden ziyade,tüm İslam coğrafyasını dillendirerek,sahiplenerek yaptığı göndermeyi daha çok önemsedim.Böyle olunca da İslam coğrafyasının gözü sürekli Erdoğan’ın üzerinde oluyor.Suriye halkının sevinci,Filistin halkının sevinci Erdoğan’ı kendi liderleri olarak da görmek istemelerinden.Bundan doğal olarak birileri rahatsız oluyor.Bu rahatsız olmalardan da ben rahatsız oluyorum.Evet,Erdoğan liderdir,Türkiye de liderdir,Ortadoğu da liderdir,İslam coğrafyasında liderdir,Dünya da liderdir.Erdoğan,bazıları gibi,lider taklidi yapmıyor(ör;Kılıçdaroğlu). Erdoğan’ı liderlik anlamında Kılıçdaroğlu ile yan yana koymak bile, lider kelimesine ayıp etmek anlamı taşır.Herkes sevmese de bu ülkeden çıkan lideri ayakta alkışlıyorum.Şunu hala göremeyenlere şaşırıyorum; kendinizi Erdoğan’ın yerine koyun,o ülke senin bu ülke benim,durmaksızın yüksek tempoda koşturduğunuzu varsayın ve bunu şahsi menfaatleriniz için yaptığınızı düşünün,sabah Kazakistan’da ,öğleleyin İran’da akşamleyin İstanbul’da bir açılışta hayal edin kendinizi.bunu da sürekli yaptığınızı düşünün,bu hiçbir şahsi menfaatle açıklanacak bir durum değildir.Bu olsa olsa idealizmdir.Kimse şahsi menfaati için bu kadar kendine eziyet etmez,hayatını yok saymaz.Bunu ancak;büyük düşünen idealistler yapabilir.Erdoğan da budur.İyi ki;Türkiye’nin başbakanı. Bu yazı sürer gider,yalakalığımda sınır yok…;)

12 Haziran 2011 Pazar

erikli su reklamı



şu günlerde bir reklam filmi dönüyor erikli su adına.dağda yaşayan hayvanlar -sus-işareti yapıyor.ve son sahnede erikli su içiciye ulaşıyor,filan.

bu reklamı izleyince nasıl bir algı oluşturmak istediler diye düşününce :))))

reklamdaki hayvanların sus işareti yapma sebebi aklıma düştü "çaktırmayın,lan biz o suyun kaynağına işiyoruz!" :))))



metropol-sinop


metropol-sinop
ofis katından sinop görünüşü.herhalde sinopun en konumlu ofisidir.
benim çok hoşuma gitti.


sinop alaattin cami


10 Haziran 2011 Cuma