28 şubat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 şubat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Şubat 2012 Çarşamba

merve kavakçı


28 şubat sürecinin simge mağdurlarından sadece biri.ecevit ve ahalisine nefret duygularımın ortaya çıktığı dönemin simgesi."haddini bildirin şu kadına" lafını unutmak mümkün değil.sindirmek hala mümkün olmadı.Allah a şükür ki; merve kavakçı ya iade-i itibar yapılıyormuş.28 şubat izleri teker teker temizleniyor.bir röportajını okumuştu merve kavakçı nın insan olanın içinin sızlamaması mümkün değil! çocuklarının,diğer çocuklar tarafından taciz edilmesi,aşağılanmaya çalışılması ve yaşanan travma ve dramlar...
dedim ya o sadece mağdurlardan birisi,bir kare daha hatırlarım,bir kadın polisin,başörtülü bir kızın başörtüsünü çekiştirirken ki fotografı.genç kızların lise parmaklıklarına kendilerini kelepçelemelerini,üniversitelerde nur serter lerin pervasızlık yaptığı kızları,kızların perukla okula gitme travmalarını vs.(bu vs.in altında daha ne hikayeler vardır,o vs.le ilgili ne kitaplar yazıldı,her sayfası ıslak kitaplar.göz yaşları ile yazılırken ıslanmış sayfalar)
bugünlerde sayın mhpli milletvekillerimiz de şu an ki iktidarın 28 şubatın üretimi olduğunu iddia ededursun.birine tecavüz edersen,tecavüz ettiğinin doğurduğu; bir sebebin sonucudur.buradan başka anlamlarda çıkartmak isteyenler olacaktır.ancak benim söylemek istediğim de nettir.boktan bir şey çıkartmak isteyene sadece t.a.k.der geçerim.o doğan çocuk,bir gün hesabını soracaktır,ki; o gün de uzak değildir.o çocuğun şu an yaşı 15 tir.tecavüz suçunu işleyenin mahsulüdür.o çocuk tam sorgulama çağındadır ve her gün hesabını sormak için daha da bilenecektir.babası bellidir;
babasının da t.a.k.

28 şubat manşetleri








not:gazete küpürleri 8sutun.com sitesinden alınmıştır.
bu gazete manşetleri 28 şubat sürecinin adım adım uygulamaya sokulduğu dönemde atılmıştır.bu gazetelerin yazarları bugün de hala gözümüzün önündeler.bir kısmı değişti,bir kısmı aynı tas aynı hamam.yazarlardan ziyade aydın doğan,dinç bilgin gibi gazete sahiplerinin de o çorbada tuzu vardı.hiç biri unutulmadı,unutmadık.değişik zamanlarda değişik şekillerde,aklımıza düşüyor o dönem şakşakçıları ve yandaşları.hepsinin t.a.k.diyesi geliyor insanın,ama demiyorum.bugün cüneyt özdemirin ataol behramoğlu ile röportajını okudum.behramoğlu 28 şubat sürecini desteklediğini ve pişman olmadığını söylüyor...tüm 28 şubatçılara ilettiğim gibi sana da saygılarımı iletiyorum behramoğlu.kitaplığımda duran iki antoloji içindeki tüm harfler sana yol olsun "l" harfleri de yol üstündeki köprü direkleri,sonrası...saygılar!

28 Şubat 2012 Salı

28 şubat


bugün 28 şubat...
15 yıl kadar önce de 28 şubat oldu.o dönemi yaşarken,hangi çağda yaşıyoruz diye aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum.bu görüntüler,bu bakış açıları ortaçağ döneminde olabilirdi diye düşündüğüm çok oldu.okuldan atmalar,okula almamalar,fişlemeler,sermaye ayrımları,bazı markaları ordu kantinlerine sokmamalar,8 yıllık eğitim sistemi,merve kavakçı ya yapılan,başbakanın ensesinde boza pişirmeler,kanallar,gazetelerin kusmuk kokmaları,iğrenç bir dönemdi.kimleri hatırlıyorum o dönemlerden; öncelikle çevik bir! teziç,alemdaroğlu,süleyman demirel,karadayı,mesut yılmaz,ali kırca,reha muhtar,dinç bilgin,aydın doğan vs.vs.
gün intikam zamanımı? hayır! ama yapılanların cezasının çekilme zamanı.dün geceden beri twitter da kusuyorum,aklıma geldikçe o günler...
Allah belalarını verecektir,buna imanım sonsuz...

28 Şubat 2009 Cumartesi

28 ŞUBAT

Bugün 28 şubat 12.yıldönümünü kutluyor.Daha doğrusu kutlayamıyor.Niye,bir kısmı içeride,bir kısmı vergilerle cebelleşiyor,bir kısmı da bilmem nerede?Ülkemde yaşadığım en kirli dönemdi.Ülkeye bir çok kanalda katkı sağlayacak,atılımlar yapılıyor,halkın eli para görmeye başlıyordu.Ülke tarihinde ilk kez denk bütçe yapıyor,dönemin başbakanı islam ülkeleri ile açılımlar yapıyor,ülkenin elini Avrupa ve Abd'ye karşı güçlendirmeye çalışıyordu.
Ancak,bu açılımlardan birileri rahatsız oldu.Ülke,bedeli ekonomik anlamda ağır olacak bir sürecin içine itildi.O dönemin en kötü rollerini görüntü itibarı ile Süleyman Demirel,Mesut Yılmaz üstlendi.Görüntü itibarı ile diyorum;senaryoyu yazanlar başkaları,yönetenler de başkaları idi.Süleyman Demirel'e sıkı bir rol verilmişti.O da rolünü iyi oynadı.Mesut Yılmaz,konu mankeni olarak seçilmişti.Başbakan görünecek biri(!).O kadar.Bir kardeş şöyle demişti kısa zaman önce:"28 şubatı yapanlar,yaptıklarının bedelini ödemeden,ölmesinler,yaşamları uzun sürsün,o gün yaptıklarının acısını fiziken yaşamadan gebermesinler"Aynen katılıyorum bu söze.Yeni 28 şubatlara kalkınılmaması için bugünkü hükümet temizlik yapıyor,zaman dolmadan temizlik bitmiş olur,inşallah.