hürriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hürriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2010 Cuma

hürriyet gazetesindeki yorumlara bakış ve ihh

dünkü hürriyetin sitesindeki,ihh başkanı bülent yıldırım ın açıklamalarına yapılmış, bu yazıyı yazana kadar olan, yorumları kopyala yapıştır yaptım.sadece bir sayfadaki yorumlar ve aradan hiç cımbızla bir yorum çekip çıkartmadım.sıradan hepsini yazdım.ŞOK OLDUM.öyle olmadığını biliyorum ama bir an gazetenin israil gazetesi,yorumcularında fanatik israilli olduğunu düşündüm.bir an aklımdan bu geçti.hatta gözlerim,üst tarafa kaydı,kimin sayfasında olduğumu kontrol etmek için.o kadar yani.BUNLARI ANLIK YAŞADIM.

fikren bakış açınız ihh ile paralellik arzetmek zorunda değil.ancak yapılan iş,ölüm göze alınarak insani yardımdır.bunu bu yorumcular içinde yapabilecek yürekte kaç kişi vardır.o yorumcular içinde ben de varım,kopyaladığım yerde değil,bir önceki sayfada.en güzel yaptığımız şey klavye delikanlılığı,klavye savaşçılığı,klavye kabadayılığı.ihh ile ilgili hiç bir şey bilmeyip yorum yapanlardan,bülent yıldırımın tipini sevmeyip,düne kadar ihh yı savunan,fakat televizyonda bülent yıldırımı görünce,ihh yı savunmaktan vazgeçenine kadar geniş bir yelpaze içinde yorumcuya sahibiz.bilmeden bildiğini sanıp biliyormuşçasına yorum yapıp,hiç bir şey bilmeyenleri de bilgi(!)sahibi yapanlardan nefret ediyorum.iş yerinden bir arkadaşımla konuşuyoruz;olay olana kadar ihh nın adını duymamış,dün akşama kadar ihh başkanının silüetini hiç bir yerde görmemiş,tipini beğenmemiş,yobaz tipi(!) var ya! "abi,bunun yardımseverliği tartışılır!"diyecek kadar da cüretkar.ona "istersen kendinle,yardımseverlik anlamında onu teraziye koy,o yüzden fazla ülkedeki aç,sefillere,din ayrımı yapmaksızın yardım ediyor,ettiriyor,organize ediyor,ya sen? ben kendimi teraziye koymak fikrine bile yaklaşamam,ya sen?" "yardımseverlik tartışılır"diye cevap aldım :( :) . bu düşünce bağlamındaki insanların hiç bir şey yapmadan,canını ortaya koymalarına dil uzatmalarını hazmedemiyorum.yapamıyorsun,yapamazsın,bari yapanı takdir et.adam diyor ki "silahlarını aldıklarımız oldu,kullanmadık,denize attık,şehadeti göze almıştık çünkü "diyor.insanoğlu nefsi ile hareket etmeyi sever.eline geçirdiği silahla,dünyaya kan kusturan bir devletin(!)askerini vurmak haz verir,nefs bağlamında.hem de sana saldırmışken.aşağıdaki yorumları görünce üzüldüm,canım sıkıldı.HALBUKİ ASLANLAR GİBİ,YOLA ÇIKMIŞLARDI,YİĞİTÇE ÇARPIŞTILAR(GÖRÜNTÜLERDE BU SABİT-DONANIMLI,SİLAHLI ORDUYA MUKAVEMETTE BULUNUYORSUN-)ASLANLAR GİBİ DÖNDÜLER.bülent yıldırım şöyle diyor "ben yine konvoylarla gideceğim,oradaki ambargoyu,ya günümüz politikacıları çözecek,ya ben bu yolla delmek için uğraşmaya devam edeceğim,bundan sonrası devlet başkanlarının sorunu olur" .insani bir çıkış,bireysel,vicdani bir duruş.kişiler, devletler gibi menfaat mücadelesi içinde hareket etmezler.kendi öz fikirleri,vicdanları doğrultusunda hareket etmelidir.bülent yıldırım ın yaptığı da budur.islami bilinçle hareket edenler,Allah tan başka kimseden korkmazlar,ölüm onlara mükafattır,çünkü işin içinde şehitlik vardır.bu bilinci idrak edemeyenler,bunu algılayamazlar,ölümden korkarlar.bu bilinçle hareket edebilenlere HELAL OLSUN...edemeyenlerde,ya da etmek istemeyenlerde yapılan iyi şeyleri kötülemek yerine sussa bile kardır.

mehmet karasoy (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:19:21

tamam hepsini anladık ama Arap ülkelerinden hiçbir kınama ve tepki gelmemesi sizce ne anlama geliyor.?

osman akçıl (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:19:17

Şimdi ben buradan baktığımda Türk halkını HAMAS ile Dirsek temasına getirerek Dolaylı yoldan Terörist bir gruba destek olmaya getirtiliyor !!!. İnsani yardım adı altında; İnsani Ahlaki ve Etik değerler suistimal ediliyor. İnsani yardıma varım ama Kullanılmaya ASLA.

abdullah tascı (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:19:14

bolca dayak yediniz .kolay gelsin türkiyede hergün şehitler kalkıyor camilerden

NE YAPTINIZ BU ŞEHİTLER İCİN sizin amacınız insani degil sizin amacınız siyası

SİZE TAVSİYEM TEKRAR DENEMEYİN GEMİNİZLE BU SEFER GEMIYLE DENİZİ BOYLARSINIZ BU ADAMLARIN HİÇ ŞAKASI YOK KİMSEDENDE KORKMUYOR CÜNKİ GÜC ONLAR

Alican Berkmen (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:19:11

Bu adami muhatap alip konsuturan zihniyeti kiniyorum... Sehitmisler... hadi ordan ..sen sehitsen 19 yasinda hayatini kaybeden mehmetcik ne? Futursuzca konusuyor medya da dinliyor....ulke ne hale geldi..yazik..

KENAN GÖREN (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:19:02

DÜNYAYI HAREKETE GEÇİRİRİZ. GERİSİ DEVLET BÜYÜKLERİ DÜŞÜNSÜN. Sen kimsin hangi sıfatla hangi cesaretle ve kimin adına bunları söylüyorsun. Ülkem kşmlerin elinde belli değil. Önüne gelen Ülkem adına racon kesiyor.

ihsan çepni (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:18:43

SAYIN BAŞBAKAN'IN SEÇİM YATIRIMI ŞOVU HÜSRANLA NOKTALANMIŞTIR.. MESELE BUNDAN İBARETTİR VE TÜM YAYGARALAR BUNUN İÇİN KOPMAKTADIR..

Çetin Nur (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:18:28

Adamlar Hamas'ı düşman ilan etmişler, ablukaya almışlar, bizimkiler yok diyorlar, illaki gireceğiz diyorlar. Biz de PKK yı düşman ilan ettik. Birileri, yok illaki ben sizin topraklarınızdan geçip kandile yardım götüreceğim dese ne yapardık?

sema elyürek (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:17:34

Ben hala neyi anlayamıyorum biliyo musunuzz,Türküm Müslümanım diye geçinen siz bazılarının bizim vatandaşlarımıza ve tüm dünya vatandaşlarına aynı anda yapılmış bir zulmü kınamayışınızı!!!Ve hatta İsrail gibi haddini aşmış insanlıktan bi haber bir devlete hak vermenizi pes be kardeşim!!!

yaşar meriç (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:17:14

Bu hengamede tek kazanan İHH oldu..

Zira Deniz Feneri rezaletinden sonra bu tür dini motifli derneklere halkın para yardımı azalmıştı..

Bu müthiş reklamdan sonra İHH'ya oluk gibi para akacağı muhakkak..

Ben yiyemedim sen ye..

Afiyet olsun..

Saygılar efendim..

Kenan ÖZTÜRK (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:16:56

Aynı şekilde bunları o tahsis edilen uçaklarla Kuzey Irak a göndersinler. Gidinde Kuzey Irak ta PKK ya karşı savaşında şehit olun. Sizin yüzünüzden 6 tane gencin yasını tutamadı bu ülke onlar siz kafanıza göre takılın rahat rahat İslam kardeşleri için giderken onlar ülke için ŞEHİT oldu..

Fahri Aksöz (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:16:18

10 kisinin olumune sebep oldun.Provakasyon yapmayi ve siyasi lider gibi konusmayi birak.

adil değil (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:16:13

Yaşananlara bir bütün olarak bakıldığında konu AKP'nin ciddi bir propaganda aracına dönüşmüştür. Bu durum gelişmelerin önceden öngörülüp kasıtlı olarak oluruna bırakıldığını veya çuvalladık ama bundan nasıl fayda sağlarız mantığının harekete geçtiğini düşündürüyor.

Yorum tenkit (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:15:08

Benim anlayamadığım bu gemi İstanbul ve Antalya dan yolcu aldı.Bu yolcular bu gemiye nasıl bindiler.Pasaportları varmıydı.çıkış yapıldımı.Bu kadar Türk vatandaşı ilgililerce bile bile bu tehlikeli maceraya nasıl gönderildi.Bu ölenlerin sorumlusu kim.Bu olay böyle geçiştirilemez.Araştırılması gerek.

Brenda MBIR (Tüm Yorumları) 03.06.2010 09:15:02

HER $EYÍ DÜ$ÜNDÜNDE, ÍZÍN ALMAYI NÍYE DÜ$ÜNEMEDÍN? BÍR ÍSRAÍL'LÍ SENÍN BAHÇENE ÍZÍNSÍZ GÍRSE NE YAPARSIN?

!!!!! BİR DE GÖZLEMLEDİĞİM,İŞLERİNE ÇOK GELMEYEN YORUMLARI YA YAYINLAMIYOR,YA DA KIRPIP YAYINLIYOR,BENİM YORUMUMDA "getirilen dializ makinalarının da tarihi geçmiştir" gibi bir cümle vardı "getirilmiş ilaçların tarihi geçmiştir"diye yazan bir yorumcuya cevaben yazmıştım.kırpılmış

13 Kasım 2008 Perşembe


Hürriyet ne yazdı, (ne yazamadı)

13 Kasım 2008 12:15

Değerli okuyucularımız böyle bir yazıyla zamanınızı almak istemezdik. Ancak malum gazetenin doğurduğu lüzum üzerine, affınıza sığınaraktan...

Babıali Mahallesi'nin en iri kabadayısı Hürriyet, semte yeni taşınan komşuların huzurunu kaçırmasından rahatsız oldu.

Kendi yapıp, kendi sattığı putların artık gerçeği görenlerce ayaklar altına alınmaya başlaması üzerine dehşete düşen gazete, köşeye sıkışanlara has bir psikolojik hamle ile "muhatap almayı gururuna yediremediği" rakiplerini suçlayan bir metin kaleme alarak birinci sayfasından okurlara duyurdu.

"Değerli okuyucularımız, böyle bir yazıyla zamanınızı almak istemezdik. Ancak son günlerde iyice saldırganlaşan tavırlar karşısında, bir defalığına, affınıza sığınıyoruz" dip notu ile sunulan metin aslında Türk Basın Tarihi'nde bir Devrim Noktası. Çünkü Hürriyet bundan önce kendisine kimseyi muhatap almadan, hasımlarını dolaylı yollarla karalayan haberler yaparak bitirmeyi tercih eden bir üsluba sahipti. Şimdi en azından "ezerim ayağımın altında" tavırlarıyla da olsa muhatap almış oluyor..

Hürriyet'in yayınlandığı metni sizlere kelimesine dokunmadan (hatta aslında ne anlatmak istediğinin açıklamasını da parantez içinde promosyon hizmeti olarak vererek) olduğu gibi sizlere sunuyoruz.

Karar sizin, bakalım doğru okumuş muyuz?


CÜCE, YANDAŞ VE BESLEME
(HÜRRİYET’İN İTİRAFNAMESİ)
TÜRK basınında adil ve dürüst yarış imkánı ne yazık ki tedavülden kalktı. Kaldırıldı, iptal edildi. (TÜRK basınında adil ve dürüst yarış imkánını tedavülden biz kaldırdık. Kimse bizimle baş edemez.)
Babıáli’nin DNA’sı bozuldu, genlerine fesat yerleştirildi. (Babıáli’nin DNA’sını bozduk, genlerine fesat yerleştirildik. Bu iş için çok uğraştık ve başardık.)

Mahallemizin ilginç bazı yeni sakinleri var. (Mahallemizin yeni sakinleri istediğimiz gibi at koşturmamızı engelledi, oluşturduğumuz hortum düzenini bozdu.)

Kalleşçe, birlikte pusu kurup mahallenin eski sakinlerinin üzerine çullanıyorlar. (Doğruları yazıp, ortak akılla yolsuzlukların haksızlıkların üzerine gidiyorlar. Haliyle rahatsız oluyoruz)
Siyasetçi eliyle cüce, yandaş ve besleme bir basın yaratıldı. (Siyasetçi eliyle cücelikten çıktık. Herkesi öyle sanıyoruz.)


* * *Bu basın cüce... (Kendimizi dev aynasında görüyoruz)

Topunun satışını birbirine ekleseniz, tümünü üst üste koysanız bir Hürriyet etmiyor.(Bunca yıllık gazeteyiz, sonradan işe başlayanlar yetişip bizi geçti. Tiraj yarışında son bir hamle gerek, böyle bir şey yazmaya karar verdik.)

Ama yaptıkları yaygaraya baksanız, sanırsınız ki beş katı. Siyasetçi eline bir borazan tutuşturmuş, mahallenin altını üstüne getiriyor.(Yıllardır öttürdüğümüz bir borazan vardı, şimdi kör misali herkesi kendimiz gibi biliyoruz. Artık borumuzu öttüremiyoruz.)

Bu basın yandaş... (Yaftalamayacaktık ama huyumuz kurusun)

Bütün gün sahibinin dizinin dibinde oturup, yukardan "Saldır" sesi geldiğinde saldıran yeni bir tür bu. Bildiği tek istikamet, sahibinin işaretparmağının ucu.(Bugüne kadar biz ne yaptıysak, rakiplerimizin de aynısını yaptığını sanıyoruz fildişi kulelilerimizden bakınca… Patronun parmağı mı o?)

Konuşabildiği tek lisan, sahibinin iki dudağının ucundan fışkıranlar. (Biz çıkmadık patronun emrinden, onlar da çıkmaz... )

Bu basın besleme... (Beslene beslene bu kadar büyüdük)Kabına kim yiyecek koyarsa onun emrine amade. (İkide bir değişen yayın politikamız, telefonda yapılan pazarlıklar, iş takipçilikleri… ‘Ana avrat küfür edip’ sonra barışmalar... Bunlar bizim yaptığımız işler değil. Ama biz sizin zekanıza güvenmiyor ve sallıyoruz.)

* * *Çıkardıkları şeyin adı hukukta mevkute diye geçiyor. Hayrettir, kimse onlara "gazete" demiyor. (Halk bizim için ne diyor hiç umurumuzda değil. Biz bildiğimizi okuruz.)

Gazete denince, insanın, vatandaşın aklına Hürriyet geliyor. (Yine kendi plazamızda yaptık bu araştırmayı. Aslında sokaktaki vatandaşa sormadık ne diyorlar diye. Umurumuzda da değil. Biz seçim tahminlerini de plazamızdaki insanlara sorarak yapmıştık. Gerçi sonra ‘Biz uzayda yaşıyoruz’ diye çok hayıflandık ama olsun. En büyük plaza bizim palaza.)

"Soygunlar, yolsuzluklar konusunda ne yaptınız" diye sorsanız, mafyanın üzerine gittiniz mi deseniz, tıs yok. (Ergenekon ne acaba?)

Deniz Feneri deseniz ışığı yok ki sayfalarını aydınlatsın. (Kendi yalanımıza inanıyoruz. Siz de bize inanın)

Lügatlerinde "Ali Dibo" kelimesi yok. (İşimize yarayan en son kelime budur işte)

Yolsuzlukları görmezler, siyasetçinin yalanlama makinesidirler. (Biz kimseye söz hakkı vermeyiz, bildiğimizi okuruz. Onlar karşı tarafın da görüşünü alıyor. Ne gereği varsa.)

Yolsuzlukların üzerine gitmezler, gidemezler; ama yolsuzlukları yazan Hürriyet gibi gazetelerin üzerine saldırırlar. (Daha yalanla / yolsuzluk arasındaki farkı anlayamadık. Neden haberlerimizin yalanlandığını da anlamış değiliz.)

Habercilik, gazetecilik yarışına hiç girmezler. (En güvenilir habercimiz bile oturduğu yerden ‘testis’ haberi yapıp sonra özür diliyor. Gerisini siz düşünün)

Çünkü bilirler ki, daha ilk 50 metrede havlu atacaklar. Gazetecilik dalında yarışamayınca başka branşa geçerler. (Bu bizim en iyi yaptığımız iş)

En iyi bildikleri dal, iftira atmadır. (Bu alanda rekorumuz var, bize kimse yetişemez Ama biz vatan millet için mecburen yapıyoruz)Orada rekorlarına kimse erişemez. (Bu rekor bizim demiştik)

* * *Bu cüce, yandaş ve besleme basın şimdi Hürriyet’e ve sahibine saldırıyor. (Bizim gruba alternatif oluşunca bizim patronun açıkları ortaya çıkmaya başladı. Eskiden iki gruptuk ne güzel… Bir de centilmenlik anlaşması yapmıştık kimse kimsenin açığını yazmıyor, hükümet kurup, hükümet deviriyorduk. Gazetecileri işten atıyor, birbirimizin grubunda çalıştırmıyorduk. Çok centilmendik çoooookkk. Nerede o günler?)

Onlara cevaplarını gazetecilikte vermeye kalksak, muhatap yok ki yakasına yapışalım. (Aslında verecek cevabımız yok ama bu cümle güzel durdu.)

Mesleki rekabet desek, Babıáli olimpiyatlarında, iftira atma diye bir branş yok. (Bu branşı biz başlattık. )

Varsa da biz o yarışta yokuz. (Dün hazırladığımız gazeteyi unutuyoruz, iki satır önce yazdıklarımızı unutmamızı mazur görün)

Öyleyse, evli evine, köylü köyüne. (Açıklarımız ortaya dökülmeden önce bu işi bırakıyoruz.)

Biz gazeteciliğe, siz yarıştığınız iftira ve pislik kulvarına. "Sahibinin sesi" olmak kolay değildir, çok meşakkatli iştir. (Bu işin meşakkatli olduğunu bizzat yaşayarak öğrendik. Bir hafta boyunca Can Dündar’a saldıran sonra da çıkıp ‘eleştirilecek bir şey yokmuş’ diyen bizdik. Bu kadar hızlı çark edebiliyoruz. Bizim gazeteciliğimiz bu kadar.)

Allah’tan ki, böyle musibetleri sava sava yaşamayı ve bir de şunu öğrendik. Türkiye’de iktidarlar geçici; Babıáli’deki cüce beslemeleri ise onlardan bile gelip geçici. (Ne kadar rakip varsa hepsini bir şekilde egale ettik. Bir şekilde iflas ettiler. Basında tekel oluşturmaya az kalmıştı ki yeni sesler türedi. Tahammül edemiyoruz artık bunlara. Biz yok ettikçe onlar yeniler türüyor. Bizim de bir yere kadar gücümüz yetiyor. )

Bizse hancıyız... (Dediğimiz dedik, çaldığımız düdük)