Kuzey Cephe,soğuk alması ile ünlüdür.rüzgâr yiyen taraftır.O yüzden Kuzey Cephe dayanıklı olmak zorundadır.Rüzgara,kara,fırtınaya karşı hep dik durabilmelidir.Bir de savaşlarda cephe mevzuları vardır.Bizimkisi de Kuzey Cephesi olsun.Serde; zaten Kuzeyliyiz...
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
insan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Temmuz 2021 Cumartesi
6 Şubat 2012 Pazartesi
FATİH ALTAYLI NE DİYOR ?

Pazar günü kaleme aldığı yazısında Fatih Altaylı diyor ki; “Önce insan
yetiştirelim,sonra muhafazakar/dindar nesil kendiliğinden yetişir!”
Görmediği şey, Müslüman, dört dörtlük insandır da aynı
zamanda.Ancak, Altaylı’nın etrafında Müslüman olmadığından örnekten gitme
şansına da sahip değil.O da haklı tabi !
Etrafında Cübbeli Ahmet Hoca örneği(!)
geliştiğinden.Kime,nasıl yaklaşacağını bilemedi garibim. Müslüman, Müslüman’dır
kardeşim, O’nun insanlığı dahi tartışılamaz.Müslüman ise Elhamdülillah tartışılamaz
insanlığı.Ancak Müslüman’ım deyip de farklı merkezlerde dolaşıyorsa ona zaten
Müslüman denmiyor,münafık deniyor.Bunun ayrımını bilenler bu ironi sarmalına
girmezler.
Buradan çıkacak başka bir şey de şudur; kendine Müslüman
diyen, İslam’ı layığı ile yaşamalı ki; kötü örnekler çıktığında “Ya bak!
Müslüman işte!” söylemine bizi toslatmasın.
Son yıllarda ortaya çıkan enteresan tablo tuhaf. Şöyle ki;
kendini Müslüman tanımlayan tesettür(!)lü hanımlarımızın, yüzlerinde bir kilo
boya. Renk cümbüşü giyimler vs. Bunların zengini, fakiri diye bir şeyi de
yok.Zengin cenah da aynı,fakir cenah da.Zengin hanımların makyajları daha
kaliteli ürünlerden oluşuyor ve daha havalı görünüyorlar.Fakirlerin makyaj
malzemesi de ucuz yollu olduğundan onların görüntüleri de rüküş kıvamında oluyor.
yetiştirelim,sonra muhafazakar/dindar nesil kendiliğinden yetişir!”
Görmediği şey, Müslüman, dört dörtlük insandır da aynı
zamanda.Ancak, Altaylı’nın etrafında Müslüman olmadığından örnekten gitme
şansına da sahip değil.O da haklı tabi !
Etrafında Cübbeli Ahmet Hoca örneği(!)
geliştiğinden.Kime,nasıl yaklaşacağını bilemedi garibim. Müslüman, Müslüman’dır
kardeşim, O’nun insanlığı dahi tartışılamaz.Müslüman ise Elhamdülillah tartışılamaz
insanlığı.Ancak Müslüman’ım deyip de farklı merkezlerde dolaşıyorsa ona zaten
Müslüman denmiyor,münafık deniyor.Bunun ayrımını bilenler bu ironi sarmalına
girmezler.
Buradan çıkacak başka bir şey de şudur; kendine Müslüman
diyen, İslam’ı layığı ile yaşamalı ki; kötü örnekler çıktığında “Ya bak!
Müslüman işte!” söylemine bizi toslatmasın.
Son yıllarda ortaya çıkan enteresan tablo tuhaf. Şöyle ki;
kendini Müslüman tanımlayan tesettür(!)lü hanımlarımızın, yüzlerinde bir kilo
boya. Renk cümbüşü giyimler vs. Bunların zengini, fakiri diye bir şeyi de
yok.Zengin cenah da aynı,fakir cenah da.Zengin hanımların makyajları daha
kaliteli ürünlerden oluşuyor ve daha havalı görünüyorlar.Fakirlerin makyaj
malzemesi de ucuz yollu olduğundan onların görüntüleri de rüküş kıvamında oluyor.
15 Ocak 2012 Pazar
hayvanlar & insanlar
konuşup,düşünebilen varlığa hakaret edeceğiniz zaman,hayvanlardan birini söyleyerek,aşağıladığınızı düşünmeyin,onları yüceltmiş oluyorsunuz
hayvanlar,insanlar kendilerine zarar vermedikten sonra kolayına zarar vermek için çaba sarfetmezler.ama,insan dediklerimiz...
14 Şubat 2011 Pazartesi
insancıklar
insanlar;doğarlar,büyürler,mücadele içine girerler.kiminin ki zorlu geçer,benim ki gibi.kiminin ki,zorsuz.kimi zorluklardan dersler çıkarır,tecrübe der adına,yarınlarına katık eder tecrübelerini.kimi hayatın boş şeylerle kaplı olduğunu idrak eder.hayata sonra boş bakar.nedir,bizi birbirimize kırdıran? diye sorgular.ve boşuna yaşadığını farkeder aslında.karşılaştığı insanlara bunları anlatır,anlatamaz.anlatamayınca,kendisinin bir çok şeyi aştığını farkeder.anlamsızdır onun anlattıkları başkalarına.bu kadar vurdumduymazlık kendince serkeşliktir.umursamazlıktır.kendince aşmıştır artık derdi tasayı.bağlantıları yüzünden,çektiklerini çekiyordur.bağlantıları da vazgeçilmezleridir hani.
"dünya boştur,ahirete bakmak lazım"der ve yürür.ahirete bakabilir mi? bakmak istemesi yetmez...
"dünya boştur,ahirete bakmak lazım"der ve yürür.ahirete bakabilir mi? bakmak istemesi yetmez...
15 Eylül 2008 Pazartesi
insanoğlu...
İnsanoğlu, ilginç varlık. Önce doğuyor, el bebek-gül bebek büyütülüyor. Çocuk oluyor, neşeleniyor, ağlıyor, hayatın gerçeklerini öğrenmeye başlamamışken, sığ yaşantısı içinde mutsuzlukla az tanışıyor. Varsa-yoksa arkadaşlarım diyor, onlarla birarada olmak istiyor.Okulla tanışıyor, daha fazla arkadaşı oluyor.İçlerinden bazılarını seçiyor; "Bunlar benim en iyi arkadaşlarım" diyor. Onlarla paylaşmaya başlıyor.Kavgayı öğreniyor, kavga ediyor,bu arada büyüyor.Orta okulda arkadaş kavramı oturmaya başlıyor, kemikleşiyor.Lise ye geliyor bir şekilde.Orada artık arkadaş değişiyor,dost oluyor. Delikanlılık ruhu devreye giriyor.Kız olsun erkek olsun bu dönem, arkadaş,dost için ölünecek zamanlar oluyor.Sonra üniversite; burada biraz menfaatler çarpışıyor gibi.Arta kalan dostlar(ki; onların adı değişiyor gerçek dost oluyor)-Halbuki , dost dediğin şey zaten,gerçektir.Süreç; kültürler eşitse ve maddi düzey aynıysa,dostluk ilerleyip gidiyor.Birbirine yaslanmalar başlıyor.Biri eksik kaldı mı, diğeri tamamlıyor. Bu döngü taa ki, birinin su koyvermesine kadar devam ediyor.Yaş belirli bir yere geldiğinde,beylik sözler ezberlemeye başlıyorsun"Dost ararsan cebine bak" "Dost kara günde belli olur" misali.Ya da "dost diye bir şey yok"deyip çıkıyorsun işin içinden.Emeklerine acıyorsun.Dostlar(!) size tavsiyem; kimseye emek vermeyin,herkese yardım edin.Kimseden bir şey beklemeyin, herkesin yanında olun. "Ne güzel dosttu" denilesi insanların bittiği dönemdeyiz.Siz varsınız,yanınızda kimse yok.Tek başınasınız.Bir büyüğün dediği gibi "Dost ararsan Allah yeter!" gerisi hikaye.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)