11 Aralık 2010 Cumartesi

duru kayra ve matematik


kayra ve duru nun okudukları rakamlar.bunları bu akşam öğrendiler.

duru trilyonlara gelmeden önce,milyonları öğrendiğinde (yine bu akşam ) camın buğusuna "öğrendim"yazarken mutluluğu gözlerinden okunuyordu.o milyonlu rakamları ilk okuduğunun öncesinde kayra "ben milyonları okuyabiliyorum"diye sevinmişti.duru nun mutluluğu kayra ya yetişmesiydi.ancak aradan çok geçmeden; duru trilyonu okumayı da öğrenince,kayra fırladı ve ona da sormamızı istedi.o da ilk yazdığım rakamı okudu.bu rakamlar okuyabildikleri en iyi rakamlar olarak blogda yerini almış oldu :)

israil köpeği...

bir söylem koşuşturmasıdır gidiyor.biraz israil gazetelerinden,biraz türk gazetelerinden haberler sızıp duruyor.israil dolaylı özür dileyecek,yok tazminat verecek,yok bilmem ne olacak diye.

geçen gün ihh yetkilileri ve mavi marmara mağdurları bir açıklama yaptılar.o açıklamalardan iki tanesi dikkat çekiciydi.birisi "yangına gönderilen uçaklar gibi,mavi marmara ya da uçak gönderselerdi,içimiz şu an acıyor olmazdı".bir diğeri de "tazminat verileceği söyleniyor,tazminatlar hiç bir şeyi düzeltmez,abluka kalkarsa acımız biter"
konu bu kadar basit.
PARANIZI ALIN ........ .....!
BAĞIRA BAĞIRA ÖZÜR DİLEMEDİĞİNİZ SÜRECE,HİÇ BİR ŞEYİN ÖNEMİ YOK.SİZİN HİÇ ÖNEMİNİZ NEZDİMİZDE ZATEN YOK DA; BİRİLERİ İÇİN MECBURİYETLERDEN (!) ÖNEM ARZEDİYORSUNUZ SANIRIM.
TAZMİNATIN KARŞILIĞI MİLYAR DOLARLAR OLMADIĞI SÜRECE (O DA BELKİ BİRAZ KUYRUĞUNUZ ACIR DİYE) HİÇ BUNUN SÖYLEMİNE GİRMEYİN.O PARAYI DA ALANLAR İNANIYORUM Kİ; FİLİSTİN İÇİN HARCARLAR...

4 Aralık 2010 Cumartesi

kayra duru


BÖLÜM I

anne:-yaa kayra,daha şimdi üstünü değişmedik mi?yine mi üstüne çay döktün? niye dikkat etmezsin,niye dolaşarak çay içersin? Allah canımı alsa da kurtulsam!

der ve kayra ya yeni kıyafet getirmek için odasına gider.arkasından kayra,babasının ve kızkardeşinin duyacağı ses ile :

kayra:-Allah benim canımı alsa da kurtulsanız! der.

BÖLÜM II

kayra nın üstü değişmiş,anne ve babasının olmadığı ortamda kız kardeşi duru,ona öğüt vermeye başlar,baba da tesadüfen kulak misafiri olur.

duru:-kayra,bir daha öyle söyleme,annem kızgındı öyle söyledi,ama aslında öyle söylemek istememiştir,çok kızmıştı,ağzından kaçmıştır.

kayra:-ama ben de kızgındım.

duru:-olsun sen yine de öyle söyleme,annem düzeltmek ister hemen,sen de öyle söyleyince annemi üzersin,kendini üzersin,beni üzersin,babamı üzersin.bu evdeki tüm aileyi üzersin.hatta,bu evde olmayan aileyi de üzersin.herkes çok üzülür.

kayra:-ingiltere kraliçesi de mi?

duru:-dalga geçme kayra!


10 Kasım 2010 Çarşamba

sivrisinek



dev gibi diyecem,ayıp olacak ama,kallavi bir sivrisinek.yukarıdaki resimde çocuklarımın bakışlarından büyüklüğünü anlayabilirsiniz.


seyahat manzaraları

muhtemelen hemşehrimdir.kırıkkale-ankara arasında,ankara girişinde sağ tarafta bir vakfıkebir ekmek fırını.tabelaya 25 saat açık yazmış mübarek adam.ilginçti.

seyahat manzaraları

yol boyunca hoşuma giden çayır,çimen resimleri çektim.burada belki çok güzel gözükmüyorlar ama,yanlarındayken,çok güzeldi.yemyeşil çayırlar ve kırmızı killi toprak.sorgun dan ankara ya gidiş .neredeyse hep düzlük.ova vs.















otel odaları

sivas tan yozgat a giderken,sorgun dan geçiyorsunuz.bu termal otel de sorgun un hemen girişinde yolun solunda kalıyor.üstünde bir restaurant var.otel güzel olabilecekmiş,ancak hakkını vermemişler.salaş bir havası vardı.kahvaltı yetersizdi.bu oteli de sorgun daki müşterim vehbi tavsiye etti.zaten,kalınacak başka da otel yok gibiydi.bir daire tahsis ettiler,70 tl.fiyat iyiydi ama dediğim gibi 100 üzerinden ancak 60 alır.ama,resmen dublex bir dairede kalıyorsunuz.
üst kattaki diğer oda.
üst kattaki bir oda.
üst kata çıkış merdivenleri...
banyo ve wc.banyo yerini küvetin büyültülmüşünü düşünün.termal suda banyo yapılsın diye yapmışlar.
soldaki oturma grubu ve tv.
büyük termal otel,sorgun-yozgat.giriş kat,sağda mutfak,solda oturma grubu ve tv.




seyahat manzaraları

kayseri-sivas yoluna paralel,bir süre yan yana gittiğimiz tren.


kayseriden henüz sivasa doğru yola çıkmadan uğradığım bir benzin istasyonunda duran impala.
ne günleri olmuştur...

otel odaları







kayseri de kalacaksam,kendimi bir an önce içine atmak istediğim otel.özgür kardeşimden bana kalan yadigar otel.temiz,sevimli bir otel.her seferinde bulmakta güçlük çekerim yerini.çünkü;her defasında şehre başka bir yerden giriyorum.en sonunda otogar ve gar istikametinde olduğunu,soley fabrikasının yakınında olduğunu beyine kazıdım.buraya da yazıyorum ki,yarın öbür gün yine bulamazsam buraya bakayım :)



otel odaları

yeni gitmeye başladığım temiz bir otel.20 günde ikinci kez burada kalıyorum.nedenini unuttum ama,bir daha kalmayayım dediğim bir otele döndü,galiba bir şeyler eksik bu otelde,mesela ruh.(gerçi konya da her daim boş otel bulma oranım düşük,o nedenle büyük konuşmamakta fayda var).

seyahat manzaraları


istanbul dan eskişehir e giderken bilecik bozöyük dolaylarında yolun sağında(gidiş) doğa içinde bir restaurant var;şelale restaurant.restaurantın hemen yanından akan dere,çay herneyse,restauranta ayrı bir hava katıyor.oradan geçerken, aç isem uğrar bir köfte yerim :) .bu kez de öyle oldu.öğle vaktiydi,açtım,bir köfte yedim.

seyahat manzaraları

istanbul'dan çıkış saatlerim, fatih sultan mehmet köprüsü sis altında. biraz geriden köprü direklerini göremiyordum.

28 Ekim 2010 Perşembe

otel odaları

antalya-konyaaltı nda perlamare otelin balkondan manzarası...hepsi bu.otel fransızlara daha çok hitap ediyor sanırım,otelde birkaç aile vardı,onlar da fransızdı.çıkarken de ntv nin arabası vardı kapıda onlar da fransız takılıyordu sanırım :) . ben otele fransız kaldım...aşağıda...
sezonun bitmek üzere olduğu bir dönemde otelde kalışım benim pek içimi açmadı.aynadaki toza dikkat,özellikle çektim.

burası banyosu,çok ayrıntıya girmedim.:)


aslında fena otel değil ama bakarsan bağ oluyor,bakmazsan toz oluyor; yine aynaya dikkat !





















seyahatten manzaralar

burdur üzerinden antalya ya gidiş yönünden willow dinlenme tesislerinin görünüşü
bu sevgili kardeşim de içtiğim bir bardak çayı müessesemizin ikramı olsun diyerek,beni mahcup etti.

geziyorum,tozuyorum,satıyorum,okuyorum,içiyorum(çay),görüyorum.ne mutlu bana :)


seyahatten manzaralar

şaraplar ve samanlar ...içene niye içiyon diyecek halimiz yok.vardır kendince bir sebebi.
hindiymiş bu yaa.alla allaa...


5 yıldır açılamayan otel.yazık.





seyahatten manzaralar

sevimli köpek yavrusu,suratının sevimsizliği tuvaletini yapıyor olmasından...
ördek,yavruları ile...




seyahatten manzaralar

burası mekanın restaurantı...biraz uzaktan çekim.ördeklerin yüzdüğü gölet,sağda köpek kulübesi


oturup dinlenip çayınızı yudumlayacağınız,bir şeyler okuyacağınız yeşil bahçe



bahsi geçen vosvos,içilesi bir bardak çay ve bir müşterimin sehpasının üzerinde görüp karıştırdığım 1 yıl öncesine ait dergi,onu sonradan okumak üzere almıştım,buraya nasip oldu


sevimli köpek yavrularından biri,gri renkte çok güzellerdi ama güzel bir poz vermedi :)




20 Ekim 2010 Çarşamba

iş seyahati

bayağıdır boşlamışım blogu...
geçen hafta seyahatteydim yine.güzergah denizli,antalya,konya,adana,gaziantep-istanbul :)
denizli antalya arasında burdur dolaylarında bir restaurant var.bir kaç gün içinde onunla ilgili resimler yüklerim.her zaman geçerken özellikle durup çay içtiğim bir yer.yemek yiyemedim henüz.oturur,kapısındaki masalardan birinde çayımı yudumlarken,doğal hava görüntüsü içindeki hayvanları izlerim.ördek,kaz,yavru köpekler,ördek yavruları,gölet,eski bir wolksvogen(sanki yanlış yazdım,neyse önemli değil,anlayın artık),kağnı arabaları parçaları,ahşap tekerlekler,samanlar vs.
bu mekanı çok severim,arkasında bir otel var ancak 5 yıldır açamamışlar,sanki biri engelliyor açılmasını.çünkü 5 yıl önce garsonlara sorduğumda -3 ya da 4 ay içinde açılacağını söylüyorlardı.
neyse; seyahatin başlangıcında oradaydım.sonunda da gaziantep den 10 saatte istanbul a neredeyse hiç durmadan döndüm.zor oldu.ama oldu.

7 Eylül 2010 Salı

boş zaman doldurmak için yazılmıştır

neredeyse bir ay olacak yazı yazmamış,yazamamışım.niye vakit mi yok? vardı aslında,ancak o vakti uyuyarak geçirdim.ramazan ayındayız ya,bu sefer bayağı yordu beni.her gün öğleye kadar hilafsız uyuyorum,bazen öğleden sonra takviye yaptığım da oluyor.neredeyse her gün imsaka kadar oturdum. o saate kadar oturup,uyuyunca,doğal olarak uyku alınmamış oluyor ve bu işe etki ediyor.neredeyse tam bir ay yattım diyebilirim.uyumadan geçirdiğim iş günü sayısı sadece iki.düşünün artık siz.
Allah tan herkes bir mayışıktı da; sıkıntı olmadı.sadece ramazanın son günlerinde bir uyarı geldi.
bugün ramazanın 28.günü.yani bu yılın ramazanı yarın bitiyor.bir ramazan daha bitmiş oluyor.
üç gün firem var,doktor muhabbetine.yani doktora gittim o ara biraz sıkıntım vardı.doktora gittiğim gün ile beraber üç gün tutmadım.