20 Temmuz 2009 Pazartesi

ikoncan,ahmetcan,alican

bir ikoncan muhabbetidir gidiyor medyada.neye hizmet eder bu haberler anlamış değilim.kimdir bu ikoncanlar ne boka yararlar.nedir yani ikoncan.ne anlamı vardır,kim için vardırlar,bir işlevleri var mıdır? niye bu insanlar burnumuzun dibine sokulurlar.bize ne faydaları var,ya da tersten okursak ne zararları var?say say bitmez.şu ikoncan muhabbeti bir bitsin artık,diğer canlara ayıp oluyor.

16 Temmuz 2009 Perşembe

ikizlerim


Şuhut(Afyon)


Şuhut köylerinde bir sıpa, haddinden fazla sevimliydi,ama poz vermedi :)

Haşhaş tarlası...


Şuhut'a dağ yolundan gidiş.Çorak sayılacak dağlar.Ancak ot yeşilliği ile zengin :) İki arabanın karşılıklı geçmesi için birinin durması,yol vermesi gerek.



Arabalı Vapur

Eskihisar arabalı vapur iskelesi...

18 Haziran 2009 Perşembe

kemençe ustaları


Hüseyin Dilaver "Bakın Şu Gemilere" ve "Gel Gidelim Pazara",
Picoğlu Osman "Tamzaranın Üzümü" ve "Trabzon Kahya Havası",
Maçkalı Hasan Tunç "Yüce Dağ Başında" ve "Gider Bu Güzellikler",
Cemile Cevher Çiçek & Maçkalı Hasan Tunç "Ey Fadime",
Mehmet Sırrı Öztürk "Görele Daylı Havası" ve "Fındıklıktan Yukarı",
Cemile Cevher Çiçek & Maçkalı Hasan Tunç "Divane Aşık Gibi",
Recep Bayraktar "Yayla Havası" ve "Tuzcuoğlu Horonu",
Ahmet Güngör "Ben Sevdalı Sabriyim" ve "Irmağın Kenarında"

batı karadeniz sahilleri



15 Haziran 2009 Pazartesi

Sinop'tan manzaralar

Sinop...

Sinop'ta kaldığım otelin kapısındaki köpek...

Safranbolu da otel(eskiden hanmış)





Sektörel yazılar

Ankara sokaklarında küçük bir tezgah,ortada Sabri Aksoy,sağdaki Hüseyin Haçat,soldakini ben tanımıyorum.Sabri Aksoy,şu an İskenderun'da , Hüseyin Haçat, Sinop'ta.Her ikisi de alışveriş merkezi sahibi.Mekanları ikisinin de güzel.Hüseyin'in avm,sanıyorum 8 katlı.Sabrinin de 3-4 katlı(yanılmıyorumdur umarım-unuttum-)Nereden nereye ...Hüseyin zamanında biraz badire atlattı,ama yeniden kendini toparladı.Hep herkesin bir hikayesi vardır derim,onların ki de böyle.

24 Mayıs 2009 Pazar

Serdar Arseven,Ümit Zileli,Mehmet Faraş


Dün gece televizyonda resmen bir 'mahalle savaşı' yaşandı. Verilen arada kollar sıvandı, bardaklar havada uçuştu

Bir tarafta Vakit Gazetesi, diğer tarafta Cumhuriyet Gazetesi... Yani iki ayrı mahalle...

İki ayrı kamp...

32. Gün'de karşı karşıya gelen Vakit Gazetesi Ankara temsilcisi Serdar Arseven ve Cumhuriyet Gazetesi yazarları Ümit Zileli ve Mehmet Faraş arasında öyle bir tartışma yaşandı ki, karşılıklı ağır hakaretler edildi. Sonunda program yarıda kesildi...

32. Gün Genel Yayın Yönetmeni Rıdvan Akar'ın yönettiği programda "şerefsiz, alçak" havada uçuştu. Sinirler gerildi. Zileli programı terketmek üzere ayağa kalktı. Rıdvan Akar, programa ara verdi.

ARADA BARDAKLAR HAVADA UÇUŞTU

Programa verilen arada tansiyon daha da yükseldi. Kulisteki tartışma, karşılıklı hakaretlerle daha da tırmandı. Serdar Erseven, ceketini çıkartıp gömleğinin kollarını sıvayarak, kozlarını paylaşmaya dışarı davet etti. Bunun üzerine Mehmet Faraş, Ersever'in üzerine iki bardak fırlattı. Kargaşa da Rıdvan Akar'ın da parmağı yaralandı. Kavga güçlüle yatıştırıldı. 

 Evet,böyle bir program gerçekleşti.Serdar Arseven'in gazetesinde yazdığı yazı ağzı ile yazayım.Bu olayı Serdar Arseven yapmış olsaydı.Yani bardakları fırlatan Serdar Arseven olmuş olsaydı; muhteşem basınımız(!) yıllarca gündemden düşürmezdi.Ancak bakıyorum ki; doğru düzgün hiç bir gazete bu konu üzerine gitmedi,gitmiyor,gitmeyecek.Eee,böyle olunca da,medyaya bakışım doğal olarak yanlı oluyor.Birileri yanlı olduğu sürece,ben de yanlı eleştiri yapmaya devam edeceğim.Kimin mi umurunda.Benim umurumda! Bu da yeterli...

 

 

2 Mart 2009 Pazartesi

Cumhuriyet ve Zaman

Cumhuriyet gazetesi dün beyaz ön ve arka sayfa ile çıktı.Kendilerince başbakanı protesto ediyorlardı.Bugünkü zaman gazetesinde bir köşe yazarı onlara atfen şöyle bir cümle kullanmıştı"Noldi?Benzin soldi!"
Çok zekiceydi.Çok eğlendim...

Açılımlar

CeHaPe miz(!) çarşaf açılımını bir yaptı,pir yaptı.Resmen çarşafa dolandılar.Allah'ın sopası yok.Kendi partililerince,çarşafa dolandılar.Yazık,o kadıncağıza.Utanmasalar döveceklerdi bir de.
Önce Akpli dediler,sonra baktılar,kayıtlarında resmen gözüküyor,kem-küm.Bunlardan bu ülkeye hayır gelmeyecek vesselam.

28 Şubat 2009 Cumartesi

28 ŞUBAT

Bugün 28 şubat 12.yıldönümünü kutluyor.Daha doğrusu kutlayamıyor.Niye,bir kısmı içeride,bir kısmı vergilerle cebelleşiyor,bir kısmı da bilmem nerede?Ülkemde yaşadığım en kirli dönemdi.Ülkeye bir çok kanalda katkı sağlayacak,atılımlar yapılıyor,halkın eli para görmeye başlıyordu.Ülke tarihinde ilk kez denk bütçe yapıyor,dönemin başbakanı islam ülkeleri ile açılımlar yapıyor,ülkenin elini Avrupa ve Abd'ye karşı güçlendirmeye çalışıyordu.
Ancak,bu açılımlardan birileri rahatsız oldu.Ülke,bedeli ekonomik anlamda ağır olacak bir sürecin içine itildi.O dönemin en kötü rollerini görüntü itibarı ile Süleyman Demirel,Mesut Yılmaz üstlendi.Görüntü itibarı ile diyorum;senaryoyu yazanlar başkaları,yönetenler de başkaları idi.Süleyman Demirel'e sıkı bir rol verilmişti.O da rolünü iyi oynadı.Mesut Yılmaz,konu mankeni olarak seçilmişti.Başbakan görünecek biri(!).O kadar.Bir kardeş şöyle demişti kısa zaman önce:"28 şubatı yapanlar,yaptıklarının bedelini ödemeden,ölmesinler,yaşamları uzun sürsün,o gün yaptıklarının acısını fiziken yaşamadan gebermesinler"Aynen katılıyorum bu söze.Yeni 28 şubatlara kalkınılmaması için bugünkü hükümet temizlik yapıyor,zaman dolmadan temizlik bitmiş olur,inşallah.

BOYKOT ET,BOYKOTU ÖĞRET

5 Şubat 2009 Perşembe

Şu ara chp ne yapıyor...

Chp,seçime hazırlanıyor.Ne yaptığını anlamıyorum.Hoşuma da gidiyor anlamamak :) .Çarşaflılara rozet takılıyor,Kur'an kursları açma vaatlerinde bulunuyorlar,para yardımı yapacaklarını söylüyorlar,vs.vs.
Bırakın çarşafı,başörtüsüne tahammül edemeyen bir parti,çarşaflıları oy uğruna partisine kabul ediyor ve rozetlendiriyor(Gerçi hepsi üyelikten ayrıldı ama olsun,partiye bir renk gelmişti,siyahi)
Sefa Sirmen,her mahalleye Kur'an kursu açacağını söylüyor,ancak bu parti,imam hatiplere karşı olan bir partiydi.Kur'an kurslarına nasıl yeşil ışık yaktı anlamadım(Ondan da döndüler sözel olarak)
Sayın Kılıçdaroğlu,kömür değil,para dağıtacaklarmış.Parti başkanı,akp'ye soruyor "kimin kömürünü kime dağıtıyorsun";adama sormazlar mı? "Kimin parasını kime dağıtıyorsun?"
Ben yardım edilmesine karşı değilim.Onlar da yardım etsinler ihtiyaç sahiplerine,ancak,biraz adam olun.Söylediklerinize ters düşmeyin.
VE BUNDAN SONRA NE YAPACAK!
Deniz Baykal (hac dönemi değil ama olsun),seçimden önce hacca gidecek,seçime bir hafta kala dönecek! O arada,partinin sıkı bürokratları,zekeriya beyaz'dan destek alarak,ayetler ezberleyecek,bu ayetler seçim programlarında kullanılacak.Seçim şarkısı olmayacak,seçim ilahisi olacak :) .vs.vs.aklınıza takiyye ilgili ne gelirse yapacak işte.