Kuzey Cephe,soğuk alması ile ünlüdür.rüzgâr yiyen taraftır.O yüzden Kuzey Cephe dayanıklı olmak zorundadır.Rüzgara,kara,fırtınaya karşı hep dik durabilmelidir.Bir de savaşlarda cephe mevzuları vardır.Bizimkisi de Kuzey Cephesi olsun.Serde; zaten Kuzeyliyiz...
25 Kasım 2010 Perşembe
10 Kasım 2010 Çarşamba
seyahat manzaraları
muhtemelen hemşehrimdir.kırıkkale-ankara arasında,ankara girişinde sağ tarafta bir vakfıkebir ekmek fırını.tabelaya 25 saat açık yazmış mübarek adam.ilginçti.

seyahat manzaraları
yol boyunca hoşuma giden çayır,çimen resimleri çektim.burada belki çok güzel gözükmüyorlar ama,yanlarındayken,çok güzeldi.yemyeşil çayırlar ve kırmızı killi toprak.sorgun dan ankara ya gidiş .neredeyse hep düzlük.ova vs.

otel odaları
sivas tan yozgat a giderken,sorgun dan geçiyorsunuz.bu termal otel de sorgun un hemen girişinde yolun solunda kalıyor.üstünde bir restaurant var.otel güzel olabilecekmiş,ancak hakkını vermemişler.salaş bir havası vardı.kahvaltı yetersizdi.bu oteli de sorgun daki müşterim vehbi tavsiye etti.zaten,kalınacak başka da otel yok gibiydi.bir daire tahsis ettiler,70 tl.fiyat iyiydi ama dediğim gibi 100 üzerinden ancak 60 alır.ama,resmen dublex bir dairede kalıyorsunuz.
üst kattaki diğer oda.
seyahat manzaraları
otel odaları
otel odaları
seyahat manzaraları
seyahat manzaraları
28 Ekim 2010 Perşembe
otel odaları
seyahatten manzaralar
Etiketler:
burdur,
chyrkyn,
iş seyahati,
willow dinlenme tesisi
seyahatten manzaralar
seyahatten manzaralar
20 Ekim 2010 Çarşamba
iş seyahati
bayağıdır boşlamışım blogu...
geçen hafta seyahatteydim yine.güzergah denizli,antalya,konya,adana,gaziantep-istanbul :)
denizli antalya arasında burdur dolaylarında bir restaurant var.bir kaç gün içinde onunla ilgili resimler yüklerim.her zaman geçerken özellikle durup çay içtiğim bir yer.yemek yiyemedim henüz.oturur,kapısındaki masalardan birinde çayımı yudumlarken,doğal hava görüntüsü içindeki hayvanları izlerim.ördek,kaz,yavru köpekler,ördek yavruları,gölet,eski bir wolksvogen(sanki yanlış yazdım,neyse önemli değil,anlayın artık),kağnı arabaları parçaları,ahşap tekerlekler,samanlar vs.
bu mekanı çok severim,arkasında bir otel var ancak 5 yıldır açamamışlar,sanki biri engelliyor açılmasını.çünkü 5 yıl önce garsonlara sorduğumda -3 ya da 4 ay içinde açılacağını söylüyorlardı.
neyse; seyahatin başlangıcında oradaydım.sonunda da gaziantep den 10 saatte istanbul a neredeyse hiç durmadan döndüm.zor oldu.ama oldu.
geçen hafta seyahatteydim yine.güzergah denizli,antalya,konya,adana,gaziantep-istanbul :)
denizli antalya arasında burdur dolaylarında bir restaurant var.bir kaç gün içinde onunla ilgili resimler yüklerim.her zaman geçerken özellikle durup çay içtiğim bir yer.yemek yiyemedim henüz.oturur,kapısındaki masalardan birinde çayımı yudumlarken,doğal hava görüntüsü içindeki hayvanları izlerim.ördek,kaz,yavru köpekler,ördek yavruları,gölet,eski bir wolksvogen(sanki yanlış yazdım,neyse önemli değil,anlayın artık),kağnı arabaları parçaları,ahşap tekerlekler,samanlar vs.
bu mekanı çok severim,arkasında bir otel var ancak 5 yıldır açamamışlar,sanki biri engelliyor açılmasını.çünkü 5 yıl önce garsonlara sorduğumda -3 ya da 4 ay içinde açılacağını söylüyorlardı.
neyse; seyahatin başlangıcında oradaydım.sonunda da gaziantep den 10 saatte istanbul a neredeyse hiç durmadan döndüm.zor oldu.ama oldu.
7 Eylül 2010 Salı
boş zaman doldurmak için yazılmıştır
neredeyse bir ay olacak yazı yazmamış,yazamamışım.niye vakit mi yok? vardı aslında,ancak o vakti uyuyarak geçirdim.ramazan ayındayız ya,bu sefer bayağı yordu beni.her gün öğleye kadar hilafsız uyuyorum,bazen öğleden sonra takviye yaptığım da oluyor.neredeyse her gün imsaka kadar oturdum. o saate kadar oturup,uyuyunca,doğal olarak uyku alınmamış oluyor ve bu işe etki ediyor.neredeyse tam bir ay yattım diyebilirim.uyumadan geçirdiğim iş günü sayısı sadece iki.düşünün artık siz.
Allah tan herkes bir mayışıktı da; sıkıntı olmadı.sadece ramazanın son günlerinde bir uyarı geldi.
bugün ramazanın 28.günü.yani bu yılın ramazanı yarın bitiyor.bir ramazan daha bitmiş oluyor.
üç gün firem var,doktor muhabbetine.yani doktora gittim o ara biraz sıkıntım vardı.doktora gittiğim gün ile beraber üç gün tutmadım.
Allah tan herkes bir mayışıktı da; sıkıntı olmadı.sadece ramazanın son günlerinde bir uyarı geldi.
bugün ramazanın 28.günü.yani bu yılın ramazanı yarın bitiyor.bir ramazan daha bitmiş oluyor.
üç gün firem var,doktor muhabbetine.yani doktora gittim o ara biraz sıkıntım vardı.doktora gittiğim gün ile beraber üç gün tutmadım.
11 Ağustos 2010 Çarşamba
iş gezisi.
seyahatteydim yine.
bursa dan başladım.bursa ya hep deniz otobüslerinin 7.30 seferi ile giderdim.o sabah geciktim.10 seferi ile gittim.çok da bir şey farketmedi benim için.uğrayacaklarıma uğradım.balıkesire geçtim oradan.balıkesir i severim.o beni sever mi bilmem?bir müşterim vardı uğrayacağım.balıkesirde de işimi bitirdim,sonra ver elini izmir.bursa ve balıkesir de sıcaklığı o kadar çok hissettim ki;klimadan iltihaplandırdığım ciğerlerimin tekrar aynı arızayı yapacağını düşündüm.izmir daha berbattı.kalmayı sevdiğim otelde yer kalmadığından diğer kaldığım otele geçtim,orada yer vardı.sevdiğim otel -sc inn butik otel-.kaldığım -park otel-.sc inn daha sıcak gelir bana,yoksa diğerinin de pek bir farkı yok.resepsiyondaki bayan,güler yüzlüydü,ilgiliydi.kültürlü bir hanıma da benziyordu.ta ki benim bir soruma "tabii ki de" diye cevap verene kadar.gözümden düştü birden.neyse,bu nesli de böyle kabul edeceğiz artık.içimden uyarmak geçtiyse de rencide olacağını düşünerek vazgeçtim.uzuun zamandır ilk defa otele bu kadar erken giriyordum ve keyif alıyordum bu işten.genelde otellere 00.00 dan sonraları girerim ve gün bitiktir zaten.direk yatak.ama bu kez haberlere,tartışma programlarına,belki bir filme bakabilecek zamanım vardı :); belki de yanımda getirdiğim gazetede bir iki yere göz atardım.gazeteyi genelde tuvalette okumak için odama çıkarırım :)) benim için büyük keyif.orada geçirdiğim boş zamanı en iyi kullanma yolu gelir bana.neyse iğrençliği de bırakalım.izmir de önce kemeraltı na gittim.izmir in neredeyse tek sevdiğim bölgesi.sonra pınarbaşına gittim.işler yine bitti.sonrasında ödemiş ilçesini ziyaret ettik.benim meşhur pansiyonuma gittim.birgi çınaraltı pansiyon ( www.birgicinaralti.blogspot.com buradan görebilirsiniz) oturduk aytaç la sohbet ettik.özlemişim muhabbetini.partizanca muhabbetlere girdik,çıktık birbirimizi incitmeden.o gece uyuyabildiğim kadar uyudum.ertesi günün programı zayıftı çünkü.denizli ve muğla ya birer müşteriye uğrayacaktım.denizli deki müşterimden içişleri bakanının talimatları doğrultusunda ihtiyaç giderdim.akşam muğla da oldum,oradaki müşterime de uğradıktan sonra yine düştük yollara.niyetim fethiye ya da kaş da konaklamaktı.ancak kaş a mola vermek için uğradım.daha doğrusu bir asker arkadaşım vardı oralarda ona bakayım diye gittim.o da beş yıldır amerika da yaşıyormuş.annesi ile tanıştık.ve yine bastım antalya ya gittim.oralardan niyetim gündüz geçmekti.yolu bilerek uzatmıştım,fakat geceye denk gelince hayallerim suya düştü.o yolda kaş ile kalkan arasında kabotaj plajı vardır.gece olmasına rağmen -zınk-diye tepede durdum.belki görürüm diye.bir tekne ışığı ve bir kamp ışığı harici bir şey görünmüyordu.bir de kıyıya vuran dalgaların sesi.beni orası hep çeker.müthiş bir koydadır.gece otelde son bir oda bulabildim antalya da.bir daha o otelde kalmamaya karar verdim.o gece yapış yapış olmama rağmen duş alamadım çünkü.otel kayalar.belki birinizin yolu düşerse,madur olmayın diye yazdım.ertesi gün antalya daki müşterimle akşamladık,hatta geceledik.saat 23.00 de denize girdik.müşterimin bir de karavanı var.onu konyaaltına çekti.kapısında oturduk,çay muhabbeti de yaptık.yeni otel arayıp da bulmam saat 02.00 deydi.o da boktan bir otel çıktı.ya yer yok,ya olanların burnu kalkmış vs.tam burnu kalkanlardan birinde karar vermiştim ki "bu otel fenaya benzemiyor"diyerek bir otele daldım sahil boyunda.antalya daki otel rezilliğim o otelle tavan yaptı.neyse.ertesi gün müşteride bıraktığım şarj cihazını almaya gidip çayımı içip yola yine girdim.ısparta.gül şehri.ısparta da bitti.gül lokumu aldım :).kütahyadan iki öğrenci otostop yapıyordu onları aldım.istanbul pendik e bıraktım.yol çabuk geçti onların sayesinde.bol bol konuştuk.ve seyahat bitti.sadece yazmak olsun diye yazdım gibime geldi ama neyse...bir seyahatimin özetini sizle paylaştım.
9 Ağustos 2010 Pazartesi
sektörel yazılar
28 Temmuz 2010 Çarşamba
şehit mi ? niyazi mi?

dünün gazete ve internet haberlerinde şu haber dikkat çekiyordu "heronlara 3 yıldır kandil görevi atanmamış(verilmemiş)" ve iki çeşit heron varmış,birinin mağaraların içini görme özelliği de varken onlar kullanılmamış.okuyunca -yok deve-diyesiniz geliyor di(değil) mi?
20li yaşlardaydım o zamanlar idealizmin doruklarında uçarken,konu askerliğe geldiğinde yorumum şu oluyordu "bu ülkeye yapılan askerlik bana lüks,güneydoğuya gidip zenginlerin varlıklarını korumak için savaş mı edilir?""şehitlik mi? bu şartlarda mı?bu ortamdaki savaşta şehit sayılmazsın zaten!" aynı bunları düşünüyordum.yaşım 28e geldiğinde askere gittim ben.üniversite bitirme derdinden(ki;bitmedi),bizi toplayarak götürdüler askere.üniversite dediğime bakmayın, aöf.neyse konu o değil zaten.askerde ise bölük astsubayından ricacı oldum "komutanım,beni iç güvenliğe,doğudaki tabura gönderin,savaş etmek istiyorum!" diye.askerde olduğunuzda psikolojiniz farklı boyutlara gidiyor,bir de bölüğün atış takımındaydım,gaz da var.o da "bok yeme otur oturduğun yerde" demişti ve gazımı almıştı.şimdiii...bakıyorum da başçavuşumun ne kadar haklı olduğunu görüyorum.pisi pisine ölen askerleri duyunca.bilmem ne karakoluna baskın yapılmış,ihmal.başka bir karakola baskın,görmemezlikten gelinmiş.başka bir karakola baskın,es geçilmiş.her noktada ihmalkarlık söz konusu.yani verilmeyecek şehitler(!) verilmiş.niye şehitlerin peşine -(!)- işareti taktım anlatacağım.biz ne kadar onlara şehit diyorsak da üst kademesindeki komutanları yüzünden o askerlere desek desek niyazi diyebiliriz gibime geliyor.önlem alınmamış,boş verilmiş,bir tavukla aynı kefeye konmuş askerler için başka söylenecek söz mü bırakılıyor.çünkü onlar resmen BOK YOLUNA GİTMİŞLER,PARDON GÖNDERİLMİŞLER...
Allah ölen askerlerimize rahmet etsin.öldürülmelerine zemin hazırlayanların da taa........
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
