23 Temmuz 2021 Cuma

KURAN VE RAKAMLAR...


 

Bir gün : 365 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Günler : 30 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

O gün - Kıyamet günü : 70 -70 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Ay : 27 (Kuranda tekrarlanma sayısı) / Ayın eliptik turu kaç gün sürer 27

Sene : 19 (Kuranda tekrarlanma sayısı) / bir meton devri kaç seneden oluşur 19 (dünya ile ayın aynı başlama noktasına gelişleri 19 senede bir gerçekleşir, 19 seneden oluşan bu dönem astronomide meton devri olarak anılır)

Bir Ay : 12 (Kuranda tekrarlanma sayısı) ayların sayısı veya bir senede ayın dünya etrafında dönüş sayısı 12dir.  tevbe suresi 36 : Allah'ın katında ayların sayısı on ikidir. 

Güneş (tüm türevleri): 33 (Kuranda tekrarlanma sayısı) / güneşin açısal çapının en büyük hali/derece 33

Güneş (belirlilik takı ile) : 32 (Kuranda tekrarlanma sayısı) güneşin açısal çapının en küçük hali/derece 32

Güneş : 33 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Gölge : 33 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Doğu+Batı : 33 (Kuranda tekrarlanma sayısı) : Bir ışık 33 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Kara : 12 (Kuranda tekrarlanma sayısı) : Deniz : 32 (Kuranda tekrarlanma sayısı) 12/32 = 0,375

Kara : 135 milyon km2  : Deniz : 360 milyon km2                      135 milyon/360 milyon = 0,375

kehf suresi 25 : ve onlar mağaralarında kaldılar 300 yıl ve 9 daha ilave ettiler.

kehf suresinde bahsedilen gençler mağarada kaç yıl kaldılar 309 

kehf suresinde gençlerden bahsedilmeye başlanmasından itibaren mağarada 309 yıl kaldıklarını söyleyen ifade kaçıncı kelimedir?  309

Melekler : 88 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Şeytan : 88 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Dünya : 115 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Ahiret :  115 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Fayda : 55 (Kuranda tekrarlanma sayısı)  Bozgunculuk : 55 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Pislik : 10 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Kirlilik : 10  (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Yakın : 10 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Uzak : 10 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

De : 332 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Dediler : 332 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Peygamber (Nebi) : 80 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Haber/Mesaj (Nebe) : 80 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Ağaç : 26 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Bitki : 26 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Sıkıntı : 13 (Kuranda tekrarlanma sayısı) Huzur : 13 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

Gemi : 23 (Kuranda tekrarlanma sayısı)  Boğulmak :23(Kuranda tekrarlanma sayısı)

Yetişmek-Erişmek-Ulaşmak : 12-12-12 (Kuranda tekrarlanma sayıları)

Aşikar+Açıkça : 16+16  - Gizli 32 (Kuranda tekrarlanma sayısı)

......

KURAN VE BİLİM (İLİM) VE HZ. MUHAMMED

 

Der ki ateisler; Kuran'ı çok zeki olan Muhammed yazdı. Lakin, Hz.Muhammed, bu fikirde değil(!) olacak ki,  "Allah bana bildirdi" der. Yani bir yığın bilgi var Kuran'da Hz.Muhammed'in sahipleneceği,böbürlenebileceği...lakin o kendisinin de bir kul olduğunu,herkes gibi biri olduğunu söylüyor. Hatta yazdığı iddia edilen peygamber, kendisine Kuranda daha fazla ibadet yazıyor (!) :))) 

isra 79 :  Gecenin bir vaktinde kalkıp kendine mahsus nâfile bir ibadet olarak da namaz kıl ki, rabbin seni övülmüş bir makama yükseltsin.

...ve Kuran 22 yılda inmiş olmasına karşın bütünlüğü bozulmamıştır. 

1400 yıl önce, o günün bilgileri ile ne kadar zeki olursa olsun, bir kişinin bilemeyeceği bilgiler...


 zariyat 47Göğü güçlü bir şekilde biz bina ettik (yükselttik) ve biz (onu) elbette genişleticiyiz. [*]

peygamber astrolog ve uzay bilimci miydi?

1920li yıllarda le maitre, evrenin genişlediği bilgisini ortaya atar, einstein buna karşı çıkar, maunt palamarda yapılan çok büyük teleskop ile hable uzayı gözlemleyerek genişlediğini görür. einstein daha sonra en büyük hatam diyeceği yanlışından vaz geçer. o da hable ile aynı fikre sahip olur.

peygamber fizik profesörü ve uzay bilimcisimiydi? astrolog muydu?

zariyat 49Her şeyden iki çift [*] yarattık ki (gerçeği) hatırlayasınız.*

bu konu ile alakalı sadece şunu yazsak yeterli sanıyorum, bu anlamda ingiliz bilim adamı paul dirac 1933 yılında her şeyin çift olduğunla ilgili yaptığı araştırma ile nobel ödülü almıştır; 

çok basit olarak protona karşı eşi antiproton,

elektrona karşı eşi pozitron, 

nötrona karşı eşi antinötron 

10 elektron ile 10 pozitron bir araya getirildiğinde enerji açığa çıkar, 15 e 10 olduğunda bu sonuca ulaşamazsınız. 5 elektron öyle salak salak ortada kalır :) 

peygamber fizik mühendisi miydi?

enbiya 30 : Kâfir olanlar, göklerle yer bitişik bir hâldeyken, onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı [*] gör(üp düşün)mediler mi? (Hâlâ) inanmayacaklar mı? [*]

buna sadece bigbang/büyük patlama desek olur sanıyorum. 

yine fizik mühendisi,antropoloji,arkeoloji,botanikçi miydi peygamber?

enbiya 32 : Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler. 

atmosfer, van allen kuşağı 

fizik mühendisi bir peygamber ile karşı karşıya mıyız ?

nur 40 : Veya (o kâfirlerin davranışları) derin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; (öyle) ki onu dalga üstüne dalga kuşatıyor; üzerinde de (bir) bulut; birbiri üstüne karanlıklar. [*] (İnsan), elini çıkar(ıp bak)sa, neredeyse onu bile göremez. Allah bir kimseye [nûr] (ışık) vermemişse, artık onun hiçbir [nur]u olmaz.*

okyanus derinliklerinin zifiri karanlık olduğu çok olmamıştır keşfedileli. hatta o derinliklerde kendi enerjisi ile ortamı aydınlatan balıklar olduğunu belgesellerde izliyoruz. yani deniz kıyısında bile yaşamayan peygamberin bu bilgiden o zaman nasıl haberi olacaktı. 

yoksa peygamber deniz bilimcisi miydi?

ankebut 41 : Allah’ın peşi sıra dostlar edinenlerin örneği, yuva edinen örümceğin örneği gibidir. [*] Şüphesiz ki yuvaların en dayanıksız olanı elbette örümcek yuvasıdır. [*]Keşke bilselerdi!*

ilginç olan şudur ki; ankebut dişi örümcek demektir, dişi örümcek yuvayı yapandır. 

ve peygamber entomolog ya da böcek bilimci değildi herhalde. 

müminun 13 : Sonra onu sağlam bir yerde [nutfe] (zigot) hâline getirdik.

müminun 14 : Sonra o [nutfe]yi (zigotu) [‘alaka] (embriyo) yaptık. Sonra o [‘alaka]yı (embriyoyu) bir [mudğa] (et parçacığı) hâline soktuk; o et parçacığını kemiğe çevirdik; o kemiği de etle (kasla) kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla oluşturduk. [*] Yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.*

Devalopmental (Gelişim) Anatomi (Embriyoloji) uzmanı değildi herhalde peygamberimiz?

kaf 6 : Üstlerindeki göğe bakmadılar mı hiç; [*] onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz! Onda hiçbir eksik yoktur.*

kaf 7 : Yeri de genişlettik ve içine ağırlıklar yerleştirdik. [*] Orada her tür güzel çiftten (bitkiler) yetiştirdik.*

bu iki ayetle bağlantılı olarak peygamberi, astronomi,arkeoloji,jeoloji ve botanik uzmanı bir profesör olarak görebiliriz.

bakara 29 : O, yerde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır. Sonra göğe yönelmiş, onu yedi kat [*] olarak (yaratıp) düzenlemiştir. O her şeyi bilendir. [*]*


tekvir 1 : Güneş dürüldüğünde,

tekvir 2 : Yıldızlar (sönüp) döküldüğünde,

bilim der ki; başlangıcı olan her şeyin bir de sonu vardır. bigbang ile başlayan başlangıç, güneş ve yıldızların söndürülmesi ile sonlanacaktır. baki olan Allah'tır. ezel ve ebeddir.


22 Temmuz 2021 Perşembe

RECEP TAYYİP ERDOĞAN VE FETHULLAH GÜLENİN OLMAYAN BAĞLANTISI

 FETÖNÜN HİKAYESİ;

1972 :
FETHULLAH GÜLEN,MİT MÜSTEŞARI FUAT DOĞU,VEHBİ KOÇ, KOÇUN EVİNDE BAŞKALARININ DA OLDUĞU BİR YEMEKTE, MİT MÜSTEŞARI FUAT DOĞU, GÜLENE "ARTIK ÖRGÜTLENMELİSİN"DER - LATİF ERDOĞAN RÖPORTAJ (8 AĞUSTOS 2016)
1981 :
FETÖCÜ 100 YURT AÇILDI
1986 :
YURTDIŞINDA OKUL AÇMA YETKİSİ VERİLDİ
1986 :
KULELİ VE MALTEPE ASKERİ LİSESİ GİRİŞİNDE 300 DEN FAZLA ÖĞRENCİ TÜRKÇE SORULARININ TAMAMINI DOĞRU CEVAPLIYOR(!) . ANLAŞILIYOR Kİ; SORULAR ÇALINMIŞ/VERİLMİŞ. DÖNEMİN KULELİ KOMUTANI YAŞAR BÜYÜKANIT. BU ÖĞRENCİLER AFFEDİLİYOR.
1988 :
SORU ÇALDIĞI İÇİN 13 KİŞİ SORUŞTURMA GEÇİRİYOR,12Sİ SUÇLU BULUNUYOR VE AFFEDİLENLERİN 12Sİ DE DARBEYE KARIŞIYOR.
1991 :
EMNİYET ATAMALARINDA KURA ÇEKİMLERİNDE ÇİFT TORBA UYGULANDI, SONRASINDA İZMİR EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ DE YAPMIŞ ALİ BİLKAY BU İŞİ TEZGAHLARKEN ZAMANIN EMNİYET MÜDÜRÜ ÜNAL ERKAN TARAFINDAN SUÇÜSTÜ YAPILDI. ALİ BERKAY HAKKINDA VE İKİ RÜTBELİ HAKKINDA DAVA AÇILIYOR VE SONRASINDA GÖREVE İADE EDİLİYOR,SONRA İZMİR EMNİYET MÜDÜRÜ OLUYOR...
1994 :
BU 300 DEN FAZLA ÖĞRENCİ MEZUN OLUYOR. BU ÖĞRENCİLER 1986DA OKULDAN ATILMIŞ OLSALAR,15 TEMMUZ KALKIŞMASI YAPILAMAYACAK ÇÜNKÜ DARBEYİ YAPANLAR BU DÖNEMİN MEZUNLARI. LEVENT TÜRKKAN VE ARKADAŞLARI VS.
1999 :
NUH METE YÜKSEL, FETÖ İDDİANAMESİ HAZIRLIYOR (İDDİANAME BİTİRİLMEDEN FETHULLAH ABDYE ALINDI) VE ŞÖYLE DİYOR "TEDBİR ALINMAZSA 10 YIL İÇİNDE TÜRK ORDUSUNU ELE GEÇİRECEKLER"
28 ŞUBAT SÜRECİNDE LATİF ERDOĞAN (PİŞMAN FETÖCÜ), ANLATIYOR "ASKERLERİN ORGANİZE ETTİĞİ BİR RESEPSİYON/KONUŞMAYA DAVET EDİLDİM, ASKER BENİ NİYE DAVET ETSİN DİYE DÜŞÜNÜYORDUM,SONUÇTA BENİM KİMLİĞİM BİLİNİYOR,BİZ O RESEPSİYON A GİTTİK,İÇERİDE BİR YIĞIN GAZETECİ ,SİVİL VE SUBAY VARDI,O TOPLANTIDA FETHULLAH GÜLENİ METHEDEN KONUŞMALAR YAPILDI VE O TOPLANTIDA OLAN GAZETECİLERİN HİÇ BİRİ BUNUNLA İLGİLİ BİR ŞEY KALEME ALMADI"
2001 :
FETHULLAH GÜLEN İLE ERDOĞANIN GÖRÜŞMESİ ARDINDAN ERDOĞAN GİDERKEN, ASANSÖRDE YANINDAKİ KİŞİYE "ÖNCE BUNLARI BİTİRMEK LAZIM" DER (FETHULLAH GÜLENİN İNGİLİZ TELEVİZYONUNA VERDİĞİ RÖPORTAJDA GÜLEN BUNU KENDİSİ ANLATIR)
2007 :
TUNCAY ÖZKANIN ELİNE BİR FLASH BELLEK GEÇER, İÇİNDE TSK FETÖ YAPILANMASI VARDIR. O, BUNU ZAMANIN GENEL KURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞA VERİR,İLKER BAŞBUĞ O FLASH BELLEĞİ HAVA KUVVETLERİ KOMUTANINA GÖNDERİYOR. SONRASINDA FLASH BELLEKLE İLGİLİ SORUŞTURMA AÇILSA DA FETÖCÜ AKIN ÖZTÜRK SORUŞTURMAYI KAPATIR.
2012 :
ERDOĞAN : "GEL BU SILA HASRET BİTSİN"
FETHULLAH : "KAZANIMLARIMIZIN KAYBEDİLMEMESİ VE
BAŞKA SIKINTILARIN DOĞMAMASI İÇİN GELMEYECEĞİM"
2012 :
ERDOĞAN, DERSHANELERİ KAPATIR.
2016 :
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ.
2016 :
İLKER BAŞBUĞ, AHMET HAKAN İLE YAPTIĞI RÖPORTAJDAN "ERDOĞAN, 2012-2016 ARASINDA FETÖ İLE TEK BAŞINA MÜCADELE ETTİ" (1 AĞUSTOS 2016)

18 Haziran 2021 Cuma

kestane balı / hıçkırık (faydalı bilgi)

 şurada dursun, iki kez hıçkırık tuttu, birer kaşık kestane balı yedikten sonra hıçkırık kesildi. size de olduğunda evde kestane balınız varsa deneyin. ben faydasını gördüm, siz de görebilirsiniz ;)

22 Mayıs 2021 Cumartesi


 bu fotoğrafı kışın çekmiştim. bir camimiz ve bir insanımız. camimizin kapısı kapalı,insanımız kapıda yatıyor. her ikisi de bizimse bir yerde bir yanlış var. 


 fotoğraf 

11 Mayıs 2021 Salı

insanları aptal zannetmek...

 deniz gezmiş

sabahattin ali

nazım hikmet

deniz gezmiş, idam edilmiştir.

sabahattin ali, dövülerek öldürülmüştür.

nazım hikmet, hapis yatırılmış,sürgün edilmiştir.

bunların hepsinin bir şekilde altından chp çıkar. 

ama bunların hepsini ölüm yıldönümlerinde yine chp sömürür

ŞEHİT MUHAMMED ŞERİF BEDVAN

Muhammed Şerif Bedvan 27 yaşında, İsrail’in şehit ettiği bir Filistinli. Direnişinde hep Türk bayrağını kullanıyordu ve vasiyeti üzerine Türk bayrağı ile kutlu yolculuğuna uğurlandı.

 

KUDÜS - FİLİSTİN

 İSRAİLLİ TERÖRİSTLER, YİNE RAMAZANDA YİNE RAMAZAN BAYRAMINA AZ BİR SÜRE KALANDA TERÖRİSTLİĞİNİ GÖSTEREREK, İŞGAL ETTİKLERİ FİLİSTİN TOPRAKLARINDA KAN DÖKTÜLER, ÇOCUKLARI ÖLDÜRDÜLER. BU TERÖRİSTLERİN EVİNİZE GİRİP,BURASI ARTIK BİZİM DEMESİNDEN HİÇ BİR FARKI YOK. YILLARDIR UYGULADIKLARI POLİTİKALAR İLE BU İNSANLARA ZULMETTİLER,YERLERİNDEN ETTİLER,KALANLARI DA ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYORLAR. 

İSRAİL TERÖR ÖRGÜTÜ, BUNUN BEDELİNİ ELBET BİR GÜN ÖDEYECEK,YAPTIKLARI YANLARINA KAR KALACAK SANMASINLAR...O GÜN, ÇOK UZAKTA DEĞİL...







8 Mayıs 2021 Cumartesi

filmler ve algılar - onca yoksulluk varken/iyi biri

 geçenlerde iki filmi peşpeşe izledim. rastgele seçtim filmleri. biri netflixten (onca yoksulluk varken/sophia loren-ibrahima gueye-abril zamora) , diğeri youtubedan (iyi biri/cengiz bozkurt-mustafa alabora-asuman çakır-macit sonkan) . 

onca yoksulluk varken filminde 12 yaşında aslen senegalli olan müslüman(!) bir çocuk(ibrahima gueye), yahudi yaşlı bir kadın(sophia loren) , ve bir dönme(abril zamora) . yan karakter olarak, yaşlı bir doktor ve müslüman bir esnaf. 

verilen mesajlar, lgbtliler, iyi insanlardır. yahudiler,aslında yardım sever iyi insanlardır. lgbt evlilikleri normaldir,evlenebilirler. vs.

diğer filme gelince, filmde mustafa alabora bir keldani türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır, ismi filmde de mustafadır. lakin ismini,ailesi zamanında korkudan vermiştir. aslında kendisi müslüman değildir, ilk fırsatta "ne mustafası, ben gabrielim "diye haykırır. burada insanlar baskı ile müslüman görüntüsündedir imajı verilir. mustafa alabora, gerçek hayatta gezi olaylarında öne çıkan ve sonrasında ingiltereye kaçan mehmet ali alaboranın babasıdır. belki de adam doğru söylemiştir. biz içimizdeki ali,ahmet,mehmet,mustafaları müslüman zannediyoruz,ilk fırsatta da bizi arkadan vurmanın hesabını yapıyor. bilinmez...

hiç alakası yokken, filmin bir sahnesinde cengiz bozkurt, gazete karıştırırken,gazete sayfasından beynimize bir mesaj daha itelenir. gazete küpüründe "ali ismail korkmaz, türkülerle anıldı" yani çaktırmadan bir gezi güzellemesi yapılır filmde. 

bir başka sahnede, cengiz bozkurt yoldan bir kadın alır, kadın bir başka motorsikletli ile birlikte iken,kavga ederler ve motorsikletten iner,cengiz bozkurta yol arkadaşı olur. cengiz bozkurt, arkadaşının,sevgilisi olup olmadığını sorar, kandırılıp kandırılmadığını sorar. kadın karakter asuman çakırın verdiği cevaplardan mesajı siz çıkarırsınız artık; " ne evliliği,o zaten evli bir adam, evlilik de neymiş,biz onla takılıyorduk"

yani, evli biri eşini aldatabilir,evli biri ile takılabilirsin,bunlar anormal şeyler değildir,evlilik de iyi bir şey değildir. 

böyle serpiştirilmiş bir çok mesaj var. ben aklımda kalanları yazdım. ikisi de çok seyredilebilir film olmamakla birlikte, oyalanmak için takılabilirsiniz. 

iyi seyirler.

Android - son kullanılan uygulama neden görünmüyor?

 bir bilgi (birine belki lazım olur)

android telefonumda son kullanılan uygulamalara dönemiyordum, "son kullanılan uygulama yok" yazısı ile karşılaşıyordum. kimbilir,neyi devre dışı bıraktım diye düşünüyorken, biraz internette araştırınca gördüğüm bir şeyi denedim ve düzeldi. sizle de paylaşayım yapmanız gerekeni;

ayarları açın, uygulamalara gidin,uygulama yöneticisi altından google ı tıklayın. alttan çıkan hafıza'ya girin, hafızayı yönet ve son olarak da tüm verileri temizle'yi seçin. çıkın oradan. bir kaç uygulama üst üste açın ve son kullanılan uygulamayı gördüğünüzü göreceksiniz. 

google'ın kapladığı hafızadan kaynaklı bir sorun sanırım. 

kolay gelsin. 

7 Mayıs 2021 Cuma

jbl 500 bt ve jbl 560 bt

 jbl 500 bt - (sanırım 2020nin 12.ayında ) 2 adet almıştım çocuklara birer adet olarak :). ben de bir tane alayım derken, jbl 560 bt çıkmış, özelliklerine şöyle bir baktım, kıyaslama şansı pek bulabildiğim söylenemez, ya da işime gelmedi diyelim. bu iki kulaklık modeli de kablosuz bluetooth özellikli. sanırım biraz beni ikna eden şey, bluetooth ile ararken hangisi benim kulaklığım diye tereddüt etmeyeyim idi. neyse ben bir şekilde kulaklığı satın aldım. diğer iki kulaklığı da turkcell'den aldığım gibi,benimkini de turkcellden aldım. jbl 500 bt 325 tl idi(o ara kampanya vardı, normalde 350-475 tl bandında idi.şimdi de 325 tl gibi.)
ben jbl 560 bt modelini 425 tl.ye aldım,daha ödemesini yapmadım bile. yansıyan faturayı daha ödemedim. internette dolaşan şuan ki fiyatları 380 tl ile 429 tl arası. 
aslında konu fiyatlar değil. ürün arasındaki bulamadığım fark :) 
şu an ürünün 500 bt olanı 300 tl gibi
560 bt olanı 400 tl gibi. 
yani arada 100 tl bir fark var. 

eğer bu iki ürün arasında tercih yapacaksanız jbl 500 bt işinizi görecektir, 100 tl fark vermenize gerek yok. iki kulaklıkta bizde mevcut arada ciddi bir fark yok. eğer,kulaklığın modelini (zorla da olsa) okuyamamış olsanız hangisi 500 bt,hangisi 560 bt anlayamazsınız. 
bu yorumu buraya niye yaptım. turkcell'e son paragrafı yorum olarak yazmıştım, yayınlamadılar. o nedenle ben kendi alanımdan bağırayım dedim. 
bluetooth kulaklık olarak jbl 500 bt güzel bir ürün,alınabilir. jbl 560 bt'ye 100 tl fark vermeye gerek yok. 


6 Mayıs 2021 Perşembe

yemek sepeti

 bu akşam iftardan 40 dakika kadar önce yemek sepetinden iftar için yemek sipariş verdik. iftar saatini 10 dakika geçti,gelen giden yok. o ara telefon çaldı, telefondaki mekanik ses "sipariş verdiğiniz firmada elektrik kesintisi olduğundan siparişiniz iptal edilmiştir" ardından da sms mesaj geldi " elektrik kesintisi ya da başka bir nedenle siparişiniz iptal edilmiştir" 

diyeceğim o ki; süreç pandemi süreci yemek sepetine ya da bir başka yemek şirketine güvenip iftar beklemeyin. elinizdeki ile yetinin. 

11 Ocak 2021 Pazartesi

AZİZLER : Engin Günaydın-Haluk Bilginer...

Enteresan bir türk filmi çıkmış ortaya. Başlangıcı sakin, bu filmden bir şey çıkmaz havası olan bir yapım. Fakat, ilerleyen dakikalarda film sizi sarmaya ve izletmeye başlıyor. Haluk Bilginer'in efsane monologları,bazen diyalogları. Engin Günaydın, bildiğimiz "aziz". Konusunu anlatmak bana göre değil, ama çok sıkı espriler araya serpiştirilmiş ve bu filmi izlenir kılıyor. Hele minik "denyo caner"(göktuğ yıldırım) karakteri var ki; filmin sanki ağırlığını o üstünde toplamış. Farklı, neşeli, eğlenceli,azıcık dram soslu İZLENİLİR bir film. 

benim notum; 10 üzerinden 8 

SULLY - (2016 YAPIM) Tom HANKS ... Yönetmen : Clint Eastwood

Filmin Konusu şöyle ; 

 Sully, 15 Ocak 2009’da arızalanan yolcu uçağını Hudson Nehri’ne indirmeyi, bir nevi imkansızı başarıp kahraman haline gelen pilot Chesley Sullenberger’i konu ediniyor. Kaptan Sully elverişsiz koşullarda uçağı Hudson Nehri'ne indirmeyi başarıp 155 yolcunun hayatını kurtarmıştı. Fakat her ne kadar medya ve halk tarafından usta uçuş yeteneği, cesareti ile gündeme gelse de bazı yetkililer tarafından açılan soruşturma nedeniyle itibarını ve işini kaybetme tehlikei ile yüz yüze gelecektir. Filmin başrolünde efsane oyuncu Tom Hanks yer alırken filmin yönetmenliğini ise Oscar ödüllü yönetmen Clint Eastwood üstleniyor. Ayrıca filmin hikayesi Sulenberger ve Jeffrey Zaslow'un "Highest Duty" adlı kitabından uyarlandı.

Film, sakin sakin seyredebileceğiniz,isterseniz ailenizle rahatlıkla izleyebileceğiniz bir film. Güzel işlenmiş, Tom Hanks'in ilerlemiş yaşında oynadığı ve yine oyunculuğunu hissettirdiği bir film olmuş. Clint Eastwood da iyi yönetmiş, hakkını vermek lazım. Clint Eastwood, bu yaşında iyi filmler yönetiyor ve yine iyi filmlerde artist olarak karşımıza çıkıyor. Filmde rahatsız eden tek şey vardı, o da uçağın kıdemli hostesinin gıcık öğretmen edası ile yolculara emir dikte etmesi (tabi uçağın düşme durumunda olması ona biraz daha fazla yetki verdiğinden olacak :) ) 

Gerçek bir olaydan alınarak çekilmiş,güzel,sakin bir film. Evet, uçak kazası barındırmasına rağmen sakin bir film. İzlenilir

10 üzerinden 7,5 veriyorum filme ;) 

filmi aşağıdaki linkten seyredebilirsiniz, ya da netflix ten. ben netflixten izledim. netflixiniz yoksa diye de linki veriyorum. iyi seyirler.

https://www.filmmodu.org/sully-turkce-dublaj-izle

7 Ocak 2021 Perşembe

abd, trump, biden.

 dün gece abd karıştı, 1 ölü. trumpçılar,kongreyi bastı. abd, uzun süredir bayağı bir dertli. sokak olayları,seçim mevzuları, çarşı karışık yani. 

çok değil, 3-5 yıl öncesine kadar, bizim ülke sokak olayları,yürüyüşler,gösteriler,iç dinamiklerin hareketliliği ile gündemden hiç düşmezdi. şimdi tam tersi oluyor. almanya,ingiltere,fransa,abd ve diğer bazı avrupa ülkelerinde bu tür eylemler sık sık oluyor ve kaygı ile izliyoruz.

2021 e giriş...

bir bitmediniz...
yeni yıla sözcü denilen gazete müsveddesinin attığı manşetle girdik. 2020 felaketleri içine ayasofyayı koymuş olympos çocukları. olymposun çocukları diyorum,bu ülkenin çocukları ayasofyanın açılışı ile gurur duyuyor. 
ve
yıllar geçti üzerinden...
başörtüsü,türban muhabbetleri biteli çook olmuştu. ta ki o zamanlardan kalma fosil bir eski bakan (fikri sağlar) tekrar gündemimize sokana kadar. gerçi bizim gündemimizde böyle bir şey yok. illa bir yerleri kaşıyacaklar. 
"başörtülü hakimin adaletinden şüphe duyarmış" beyfendi.
 daha geçen gün başörtülü bir vekile hakaret eden birine, BAŞÖRTÜSÜZ HAKİM, "hakaret değildir" diye karar vermiş. şimdi biz başörtüsüz hakimlere nasıl güveneceğiz? yaman bir çelişki ülkemde almış başını gider. 
bir başka gazeteci fosili de (can ataklı) darbe imalı bir video çekmiş internette paylaşmış, o da gündem oldu. lan bu millet bir daha darbe yaptırır mı? hiç mi kafanız basmaz.
he, yok afet,felaket ya da toplu halk hareketlerinden dem vurmuş beyfendi...
neyse onu da geçelim. fosil dedik, fosillerle konu ile ilgili bilim insanları uğraşsın.
sonra bir sma duyarlılığı peydah oldu, bazı siyasilerde. bu siyasiler ki; kiminin partisi, taciz şenliklerinin yapıldığı bir partiye dönmüş,kiminin partisi çoluk çocuk demeden katleden bir hareketin bir parçası vs.vs. 
ve bu yüzsüzler, sma duyarlılığı kasıyor. yersen diyeceğim de yiyen çıkıyor. 
en son bir rektör atandı boğaziçi üniversitesine. onu dillerine doladılar. "rektör istifa" muhabbetleri "kayyum rektör istemiyoruz" ağlamaları vs.  sebep, adam zamanında adalet ve kalkınma partisinden milletvekili aday adayı olmuş. tabi sebep bu denmiyor ama kast bu. niyet mi okuyorum, yok yav; ne niyet okuması, biz bunların ciğerini ezberledik. yok ehil miymiş,yok layık mıymış ... vs.vs. niye atanmışmış ? 
kanunen karşılığı var mı atamanın? var ! işinize bakın o zaman. eylemler,gösteriler,bağırmalar,çağırmalar,yırtınmalar. ilk eylem yaptıkları gün yirmi küsur kişi gözaltına alınmış,içlerinden sadece iki tanesi boğaziçi öğrencisi. diğerleri örgüt üyesi olup,boğaziçi ile ilgileri yok. 

8 Temmuz 2020 Çarşamba

ÇOBAN VE SÜRÜSÜ

işim gereği çok gezerim. bazen bir lavanta şehrinden, bazen bir tarım şehrinden bazen de hayvancılığın yüksek olduğu yerlerden geçerim. bazen özellikle bir yerlere fotoğraf çekmek için rotamı çeviririm,bazen de bu fotoğraf gibi ayağıma gelir fotoğraf. bu ve buna benzer 5-10 kare ankara-konya arasında çok kez fotoğraf denk gelir. bu da onlardan biri. arabadan bile inmeden çekilmiş bir kare. fena da olmadı hani.

30 Eylül 2018 Pazar

şelale / mustafakemalpaşa


KIZ KULESİ'NE KARŞI ÇADIR KURMAK !

ülkemi işim gereği sürekli geziyorum. son iki yıldır gittiğim yerlerde kamp yapılacak alan bulduğumda çadır kuruyor,doğanın tadını çıkarıyorum. çadır içinden fotoğraf çekmeyi de seviyorum :) bunu neden kız kulesine karşı yapmayayım ve fotoğraflamayayım diye aklımdan geçirip hayata geçirmem çok sürmedi ve yaptım. bir ilk fotoğraf olma özelliği olan bu görselin tadını çıkarın. 



29 Eylül 2018 Cumartesi

neler neler ?

bir şehir efsanesi...
sanırım çeyrek asır kadar önce, bu ülkede birileri kuran konusunda tefsir çalışması yapmaya karar veriyor. hani içtihat makamı kaabilinden. o birilerinin sayısı kimine göre üçyüz kimine göre beşyüz. birbirini bilen,birbirinden emin,birbirine güvenen kişiler bunlar. senin benim gibi etten,kemikten yaratılmışlar ama bilgili ve bilinçli insanlar. bu çalışmaya bayağı evvelinden karar veriyorlar ve çalışmaya başlama noktasına geliniyor. bu kurumsal bir çalışma değil, resmi bir tarafı yok,ancak işin ehli insanlar. ve bu çalışma dini hassasiyeti yüksek olan,bir ictihad lazım diyen insanlar tarafından da destekleniyor, el altından. hatta Erdoğan bile. belki de o bunun oluşmasını istiyor(sonuçta şehir efsanesi).  ilk toplantı yapıldıktan hemen sonra, bu üçyüz ya da beşyüz kişiye teker teker, bir başkaları ziyarete geliyor. teker teker,burası önemli. niye mi geliyor? "siz böyle bir şeye soyundunuz, giyinin, yoksa...." ile biten hikayeler...
sen buna ne isim koyarsan koy...
çok gidecek yol var çok !

kuba cami - büyükçekmece


24 Temmuz 2018 Salı

ara vermişim

bayağı olmuş yazmayalı,fotoğraf atmayalı.
hayat insanı meşgul ediyor ve blogunu ihmal ettiriyor.
neler yaşanmış o aralıkta paylaşacağız...
fotoğrafa döndürmüştüm sayfayı, şimdi herşeye eviriyorum yeniden...blog işte...

28 Ağustos 2017 Pazartesi

ALAŞEHİR-MANİSA

Manisa üzümü ile meşhur ilimizdir, ilçesi Alaşehir üzümle kaplı desem abartmamış olurum. Bu yıl (2017) gördüğüm kadarı ile üzüm çok fazla. Yani yıl sanki bereketli. 
Ayçiçek de öyle tarlada tek başına idi, onu da çekmesem ayıp olurdu :) 




27 Ağustos 2017 Pazar

PAMUKKALE -RÜZGAR PARAŞÜTÜ

O gün Denizli'de bir arkadaşla karşılaştım, bana hangi otelde kalacağımı sordu. Ben de bir kamp yeri bulursam, çadırda kalacağımı söyledim, "sen de otel rezervasyonunu iptal et, birlikte kamp yapalım" dedim, önce sıcak bakmadıysa da değişiklik olur diye sanırım, oteli iptal etti ve akşam kamp yeri aramaya başladık. Öncesinde Karahayıt'ta bir şeyler atıştırdık ve kampta lazım olabilir diye bir kaç atıştırmalık aldık. Denizli'ye çok gelip gittim, Karahayıt'a çok eskilerden bir kez gelmişliğim vardı, bu kez gördüğüm beni çok şaşırttı. Çok sıcak ortamı olan bir çarşısı var. Tatil beldesi havasında değil,köy havasında bir belde. Hani şu kırmızı kayası olan sıcak su kaynağı olan yer. Çarşı girişinde 30-40 metre ileride solda bir çay bahçesi gibi bir yere oturduk, tost ve çay yedik,içtik. Tost normalde akşamları yoğun olduğu için yapmıyorlarmış, ancak sakindi o akşam ve bize yaptılar, size de tavsiye ederim, 10 numara tostu var. Saat 22.30 a kadar oralarda dolaştık ve sonra uygun bir yer bulmak için arabalarla yer aramaya başladık. Karahayıt'tan daha da yukarılara çıktık,çamların arasında bir yer buluruz ümidi ile. Ancak istediğimiz gibi bir yer bulamadık. Daha sonra Pamukkale'ye indik (Denizli'den gelişte Pamukkale karşınıza geldiğinde sağdan üst kısma giden bir yol var), Pamukkale'nin üst kısmına gider gibi gidiyorsunuz ve karşınıza yol ayrımı çıkıyor,siz Pamukkale tarafına değil,sağdaki yoldan devam ediyorsunuz. Yol ayrımında ufak kamp yazısı (sanırım Tepe Camping'ti) var, o yazıyı takip edip takriben 6-7 km.yol çıkıyorsunuz. Kamp yakınında tabelalar sizi kampa sokuyor. Aşağıda gördüğünüz fotoğraflar o alandan. Kamp fiyatı kişi başı 30 TL. (fiyatın içinde sanırım havuz fiyatı da var) . Biz sadece gece çadır kurup yattık,sabah da işimize devam ettik, o nedenle kampın elektrik prizleri hariç hiç bir şeyinden faydalanmadığımız için biraz bize pahalı geldi.30 TL. sunulan imkanlar için fazla değil aslında. Denizli'yi,Pamukkale'yi tepeden gören bir yer. Konumu harika. Sabah 06.00 gibi üst kısımdan yoğun insan sesleri gelmeye başladı. Tam üst kısmımız paraşüt ile atlanılan nokta imiş. Bu da bana ayrı bir tad verdi. Çünkü fotoğrafladım :) 
Tavsiyemdir.











YEDİGÖLLER-BOLU

Yedigöller, hep tabelasını gördüğüm, gitmek istediğim ancak bir türlü gidemediğim bir kamp alanı idi. İş gereği, Bartın'a giderken gördüğüm tabeladan bu kez içeri daldım. Sabah 04.00 gibiydi sanırım. Gün doğumunda oralarda olurum diye düşünmüştüm ve gün doğumu saatlerinde kamp bölgesine vardım. Takriben 06.00 gibi kamp alanından içeri girdim. O saatte kapıda hiç bir görevli yoktu. Giriş ücretli aslında. Kişi fiyatını unuttum açıkçası,araç 12.50 TL, çadır kurmak 25 TL. (sanırım profesyonel fotoğraf ve kamera çekimleri için) fotoğraf çekim 125 TL. kamera çekim 1250 TL. (düğün,belgesel vs.içindir diye düşündüm bu fiyatlandırmayı) 
Niyetim çadır kurup 2 saat dinlenmekti, çünkü 20 saattir uykusuzdum ve takriben son 6 saat araç kullanmıştım. Ancak seyahat dediğim gibi iş ile ilintili olduğundan, işimi de aksatmayayım diye önce biraz keşif yaptım. Nerelerin fotoğrafı çekilir ona göz attım. İlk gördüğüm göl etrafında çadırlar kurulu idi,çok güzel bir ortam vardı. Ben, beni yolun götürdüğü en üst taraflara kadar çıktım. Yukarılarda seyir tepesi var. İlk fotoğraf oradan çekildi. Çok sıcak bir ortamı var kampın. Her yer fotoğraf karesi :) 
Bu arada benim girdiğim yol, çok kötü bir yol onu söyleyeyim. Çıkarken farklı bir yoldan çıktım orası daha iyi,hatta böyle bir yer için bayağı iyi. Yedigöller yoluna ilk girdikten takriben 5 km. sonra önüme iki yaban domuzu çıktı, araç sürerken dikkatli olmakta fayda var. Bir yerlerde yol kenarlarında da baykuşlar. Çıkışta durduğum bir noktada bir sincap ile karşılaştık :) . Yani değişik hayvanlarla karşılaşma şansınız/riskiniz var. Ben tüm gölleri vakitsizlikten gezemediğimi belirteyim. Ancak kesinlikle gidilmesi,gezilmesi,hatta kamp yapılması gereken bir yer. İçeride bir büfe ve restaurant var. Büfe aktif, restaurant da açıktır herhalde, o saatte kapalıydı. Girişte tuvaletler ve mescitler mevcut. Kampçılardan olta ile balık tutmaya çalışan bile vardı. 
Güzel bir alan, mutlaka gidin, sonbaharda fotoğrafçılar için ekstra harika olur dememe gerek yok sanırım. Burayı bilen biliyordur. Ben ilk kez geldim, çok sevdim ve sonbahara program yapıyorum. 
Çıkarken saat 07.40 gibiydi, yine görevli yoktu ve ben kimseyi bulup ücret veremedim. Hakkını helal et Yedigöller...












8 Eylül 2016 Perşembe

15 TEMMUZ DEMOKRASİ NÖBETLERİ...

KONYA / arka plandaki dede; gece saat 02.00 kendince vatanı bekliyor. ne mutlu ona ! 
                                                             


                                                    Beştepe/ANKARA - Bir gurbetçi arabası
Büyükçekmece/ İSTANBUL - 70 yaşında bir başka dede, ancak konyadaki dededen daha dinç.eşiyle beraber nöbetteydi.
                                                           Beştepe / ANKARA - İnsanlar beştepe'ye külliyenin olduğu yere Millet camii karşısında çadırlar kurmuştu.
                                                                        KONYA
 Orhangazi / BURSA
                                                          Büyükçekmece / İSTANBUL - Daha genç bile değiller, ama kıpır kıpırdılar, heyecanlıydılar. Siyah tshirtlü delikanlı "tekbir" diye bağırdığında diğer çocuklar "Allahu Ekber" diye Emniyet müdürlüğü önündeki nöbette ses getiriyorlardı

   Büyükçekmece / İSTANBUL -Sabah 06.00 civarları. yeni uykudan uyanmışlardı, gececiydiler. Nöbet farklıydı. 18-20 yaşlarında gençler 
                                                                        KONYA      
                                         BURSA- iki genç daha . yine gece 02.00 civarları